Tag Archives: T.O.P

TOP: Oh Mom’ın Ardındaki Yakarış

Standard

1340042858-2680687948

Bilgisayarında birkaç yüzyıldır hazır bekleye bekleye çürümeye geçmiş çevirileri hayata döndürmeye çalışan bir Yuki var yine karşınızda. Genelde bu tür çabalara ne zaman girişsem ya başıma bir iş çıkar, yapmaya çalıştıklarım yarım kalır ya da önümde halihazırda bir iş vardır ve ben ondan kaçmak için tozlu raflardaki çevirilere sarıldığımdan süreç yine yarım kalır. Dünkü kurbanımız Eventually iken bugünkü Oh Mom. Bu yazıya başlamadan önce blogtaki başlanmış ama hiçbir zaman bitmemiş yazı taslaklarını görüp şoke olmama rağmen bahaneler sıralayabiliyorum, evet. #_# Coup D’état için de Doom Dada için de yazılara başlamış lakin hastalıklar, dersler, vizeler derken… sanırım yarım kalmaca hikâyelerine biraz daha devam edersem bu yazı da yarım kalacak. 🙂 Bu yüzden susuyor, Doom Dada’nın “tamamlanacaklar” listemde kesinlikle #1 numarada olduğu notunu düşüyor ve konumuza geçiyorum…

*

Biliyorsunuz ki 2010 sonlarına doğru YG ağzımızı kulaklarımıza vardıran bir duyuru yapmıştı: GD ve TOP, BIGBANG alt grubu olarak çıkış yapacak ve birlikte bir albüm yayımlayacaktı. Şimdiye dek aldığım en güzel haberler listesinde kesinlikle sağlam bir yere sahip olan bu duyurunun sonrasında, 24 Aralık 2010 tarihinde 6 adet düet, 2 adet GD’ye ve 2 adet TOP’a ait de solo parça ve yazın yayımlanmış olan Turn It Up’ın eklenmesiyle oluşan 11 parçalık nur topu gibi bir albümümüz olmuş, gözyaşları içinde dinlemelere doyamamış, double-double combo’nun muhteşemliği karşısında kendimizden geçip ayrı bir boyuta doğr— (omuzlarından sarsıp “kendine gel!” diyecek kişiyi bekliyor)

tumblr_mye5cyrXRr1rtavpto1_500

GTOP aşkımı ve gözyaşlarımı mümkün olduğunda başka bir yazıya (attığın kahkahayı duydum, hey!) saklıyor ve konumuza geçiyorum.

Muhtemelen çoğunuzun bildiği bir şey albümdeki iki yeni TOP solosundan biri olan Oh Mom’ın hikâyesi. Önce performansta şarkının tamamı yer almadığından, şuradan dinleyelim.

*

T.O.P – OH MOM Türkçe Çevirisi

nasıl gelir bu başıma
fakat daha da kötüsü, nasıl gelir bu başına
bir mektupla başladı hepsi ve acının girizgâhıydı yalnızca
lafı dolandırmadan anlatacağım sana
baksana

delice gelip geçiyor nefessiz her bir gün
seni görmek (hayata bağlayan) değerli bir bağ oldu bir noktada
güzel görünmeye başladı tüm dünya
sevmeye başladım sen her ne sevdiysen
mükemmel sıradan günlerimizde
en içten hislerimizi paylaşırken
hastalığa yakalandım, bir cevap yok senden
üzgünüm, özür dilerim. hoşça kal TOP

ah anneciğim, ne yapmalıyım anne?
ateşten de sıcak bir bencillik eziyet ediyor benliğime, aman tanrım
ah anneciğim, söz anneciğim, ne gelir elimden
şimdi, ah şimdi, aman tanrım

anneciğim
bir yük var yüreğimde, azap dolu
ya ölürse diye
lütfen koru onu
ki asla dinmesin kahkahaları

bir mektup alıyorum kasvetli bir günde
durumun paramparça ediyor beni
sesim aydınlatıyorsa eğer dünyanı
uzağa, daha da uzaklara bağıracağım
nananana nananana~ duyuyor musun ağırlaşmış kalbimin sesini
dostum sil gözyaşlarını, gülümsediğinde çok daha güzelsin sen
üzgünüm, özür dilerim. aman tanrım

ağlama bebeğim, dalgın duruyorsun bir başına
üzülme, yalnız hissedebilirsin kendini ama tek başına değilsin asla
bak yanına, yalnız değilsin asla
ağlama, dalgın duruyorsun bir başına
üzülme, yalnız hissedebilirsin kendini ama tek başına değilsin asla
bak yanına, yalnız değilsin asla

komiktir hayat, ateşle oynamaktır hassasça
şakacı engeller sınırlar hayatı, yüreğinin azameti için her şey, bu yüzden
dik tut başını

ağlama bebeğim, dalgın duruyorsun bir başına
üzülme, yalnız hissedebilirsin kendini ama tek başına değilsin asla
bak yanına, yalnız değilsin asla
ağlama, dalgın duruyorsun bir başına
üzülme, yalnız hissedebilirsin kendini ama tek başına değilsin asla
bak yanına, yalnız değilsin asla

ah anneciğim
Çeviri: Yukinohana

*

Türkçe alt yazılı performans ve parçanın ardındaki hikâye

Ortaokul 3. sınıf öğrencisi olan Saori’ye kanser teşhisi koyulmuştur, hastalığı ölümcüldür. Kendisi TOP’ın büyük bir hayranıdır, çok sever onu ve hâlâ hayattayken görmek büyük bir dileğidir. Bu yüzden ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve tek isteğinin ölmeden önce onu görmek olduğunu anlatan mektuplar gönderir TOP’a, fakat pek çok fan bir umut BIGBANG’e yaklaşmak için bu tür yalanlar uydurup yurtların/evlerin/şirketin önünde nöbet tuttuğundan ciddiye almaz TOP, yine çılgın bir fanla karşı karşıya zanneder kendini. Hatta bir yerde okuduğum kadarıyla, doğruluğunu bilemiyorum ama, başta TOP inanır, kızla görüşecektir fakat fancafe’de diğer fanlar kızın yalan söylediğini, sadece TOP’a yaklaşmak için senaryolar yazdığını söyleyen postlar yayımlarlar. -bu durumda mektup da fancafe’de yayımlanmış olsa gerek?- Bunun üzerine TOP’ın aklına kurt düşer ve buna inanır, konu kapanır.

Lakin bir süre sonra bir başka mektup/video alır TOP, durum bu sefer çok sarsıcıdır: Saori ölmüş, ailesi TOP’ı görmeyi ne çok istediğini bildiğinden hasta kızın bir videosunu veya öldüğünü anlatan bir mektup göndermiştir. TOP bunu okuduktan/izledikten sonra yıkılır, çokça ağlar ve sonrasında Saori için bir şey yapmak ister, hislerini ve pişmaniyetini aktardığı ve Saori’ye armağan edeceği bir şarkı yazar, aslında GTOP albümünde yer alması planlanmıyorken TOP çok istediği ve anlam yüklediği için albüme dahil edilir.

Hikâyenin ufak farklılıklarla anlatılan versiyonları var fakat en temelinde olay bu, daha sonraki röportajlarında TOP bu şarkının onun için çok önemli olduğu, bestesini enstrüman seçimini vs. şarkıya sıcak bir his verecek şekilde ayarladığı gibi şeyler söyledi.

Şair burada ne anlatmak istemiş?

Aslında sözler çok açık, çok net, benim yorumlamama gerek olmadığı için bir-iki cümle yazacağım sadece ışık tutması açısından.

Özellikle yazma sebebim ise yukarıda eklediğim performansta sebebini anlamlandıramadığım bir şekilde şarkıdaki yaklaşık 10 cümlenin çıkarılmış olması.

Parça parça baktığımızda,

nasıl gelir bu başıma
fakat daha da kötüsü, nasıl gelir bu başına
bir mektupla başladı hepsi ve acının girizgâhıydı yalnızca
lafı dolandırmadan anlatacağım sana
baksana

TOP’ın Saori’nin ailesinden gelen mektubu alıp kızın aslında gerçekten de ölmek üzere olduğunu öğrendiğinde yaşadığı şokun ve dileğini gerçekleştirememenin getirdiği acının ifadesi, mektubu ilk okuduğunda inanmayışının matemi, ilk başta inanamayışı ve anlamlandıramayışı.

delice gelip geçiyor nefessiz her bir gün
seni görmek (hayata bağlayan) değerli bir bağ oldu bir noktada
güzel görünmeye başladı tüm dünya
sevmeye başladım sen her ne sevdiysen
mükemmel sıradan günlerimizde
en içten hislerimizi paylaşırken
hastalığa yakalandım, bir cevap yok senden
üzgünüm, özür dilerim. hoşça kal TOP

Saori’nin ölmeden önce TOP’a gönderdiği mektupta yazdıkları ve kızın ölmeden önce ne düşünmüş olabileceği üzerindeki yorumu, son iki dizeyle yaşadığı hayal kırıklığı ve üzüntünün empatisi. Bir nevi Saori’nin ağzından yazarak onun sesine yer verme biçimi.

anneciğim
bir yük var yüreğimde, azap dolu
ya ölürse diye
lütfen koru onu
ki asla dinmesin kahkahaları

Burada “anneciğim” ile kasıt TOP’ın annesi değil, Tanrı. Şarkının bu kısmı fısıltı ile söyleniyor, yani TOP Tanrı’ya yakarıyor, dua ediyor. Kızın yazısını okumuş, gerçek mi değil mi bilemiyor, bir yanda da yalanlama yazıları yazılmış, neye inanacağını bilemiyor ve yüreğindeki bu yükle sesleniyor Tanrı’ya.

Fakat bir başka İngilizce çeviriye baktığımda bu kısım şöyleydi:

anneciğim
ölebilirim bugün
koru beni ne olur
ki kaybetmeyeyim gülücüğümü

Bu durumda TOP’ın kendini Saori’nin yerine koyuşunu, mektubu yazarken muhtemelen içinden geçirdiklerini düşünerek üzülüşünü görürüz bu kısımda yine.

bir mektup alıyorum kasvetli bir günde
durumun paramparça ediyor beni
sesim aydınlatıyorsa eğer dünyanı
uzağa, daha da uzaklara bağıracağım
nananana nananana~ duyuyor musun ağırlaşmış kalbimin sesini
dostum sil gözyaşlarını, gülümsediğinde çok daha güzelsin sen
üzgünüm, özür dilerim. aman tanrım

Saori öldükten sonra ailesinden gelen mektubu okuduğunda ve kızı izlediğinde yaşadığı yıkımı, “paramparça” oluşunu görüyoruz burada ve özür dilerkenki ses tonu bu hissi veriyor.

ağlama bebeğim, dalgın duruyorsun bir başına
üzülme, yalnız hissedebilirsin kendini ama tek başına değilsin asla
bak yanına, yalnız değilsin asla
ağlama, dalgın duruyorsun bir başına
üzülme, yalnız hissedebilirsin kendini ama tek başına değilsin asla
bak yanına, yalnız değilsin asla

komiktir hayat, ateşle oynamaktır hassasça
şakacı engeller sınırlar hayatı, yüreğinin azameti için her şey, bu yüzden
dik tut başını

Hayatın hassasça ateşle oynamak olması ve şakacı engellerce sınırlanması… Yani TOP’ı görmek için çeşitli yalanlar söyleyen veya kıza inanmayıp yalancı olduğunu iddia eden fanlar yüzünden TOP’ın kızı takmayışı, bir genç kızın hatta bir çocuğun son dileğini yerine getiremeyişi, belki küçük ama alaycı engellerin çok hassas sonuçlar doğurması, bir ateşle oynayış: Ucunda ölümün yer alması.

Diğer kısımlar TOP’ın kıza seslenişi, geç kalınmış bir cesaret verme ve yanında olma isteği -ki çok bariz olduğundan detaylıca anlatmaya gerek yok. 🙂

tumblr_mkoxk1o9ng1s9j74so1_500cr @good-to-be-crazy/tumblr

Aslında tek başına GTOP albümü üzerinde yazılıp çizilecek çok çok şey var. Ama bugün yalnızca açıp albümü baştan sona dek tekrar dinlemenizi rica ederek bitireceğim yazımı. Sonrasında “Vol2!!!” diye saçını başını yolma seviyesine geldiğinizde, evet biliyorum ki sırf intro’yu dinlediğinizde bile geleceksiniz ve gelmelisiniz,  gelin birlikte delirelim, bu krizin sonu yok! 🙂

GD-TOP-gd-and-top-21642683-1600-1199Birkaç yüzyıl sonra, bir başka yazıda görüşmek üzere,

Yuki~

Reklamlar

Hâlâ Hayattayız! Still Alive – Türkçe Çevirisi ve Yorumu

Standard

BIGBANG, bir 29 Şubat harikası olarak ALIVE mini albümünü yayımlandığında olumlu, olumsuz eleştiri yapan herkesin buluştuğu bir nokta olmuştu: Intro parçası 47 saniye için fazla muhteşemdi. Günlerce, başa sara sara dinledik bu 47 saniyeyi ve iç çeke çeke uzun bir şarkı olmasını diledik. I’m still alive diyerek güçlüklerden sıyrıldık, aja aja fighting‘leri bile unuttuk. Acıtsa da öldürmez demedik, beni öldürmeyen güçlendirir demedik, hatta yıkılmadımm ayaktayımm bile demedik, yine I’m still alive dedik. Ve biz bu özel albümle birlikte gelen mis gibi 3 dakika 18 saniyelik şarkıyı hak ettik. 😀

YG, albümden önce parça listesini verdiğinde müjdeyi almıştık ama önceden haberimizin olması, Still Alive: Special Edition albümlerimizi indirdiğimizde delice bir sevince boğulmamıza engel olmadı, olamazdı. Öyle ki VIP döngüsü başa sardı ve günlerce aynı şarkıyı zevkle, ağzımızın suyu aka aka dinledik. Hatta kimilerimiz Still Alive ve Monster‘ın büyüsüne kapılarak Bingul Bingul gibi bir şahaneyi geç keşfetti. Bazılarımız da Bingul Bingul gibi bir şahane yüzünden Still Alive görkeminden uzak kaldı.  Ancak tez vakitte hepimiz iliklerimize kadar hissettik ki, bu albüm baştan aşağı mükemmeldi. Her şarkı listeleri kasıp kavurdu. Mini albüm yazısında belirttiğim gibi, bu albümü böyle çok sevmemin en büyük nedeni Big Bang’in her bir üyesinin bambaşka yeteneklerini ortaya ve zirveye çıkarması. GD başta olmak üzere bu çocukları nasıl övsem bilemiyorum. Dolayısıyla bu kısmı şimdilik atlıyorum.

Bir akşam twitter’da sizomizo Still Alive’ı çevirmemi isteyene dek böyle bir planım yoktu. Zira genelde klibi olan şarkıları çeviriyorum. Ancak bu istek o kadar mantıklıydı ki, istek beklediğim için ayıpladım kendimi. 😛 Şarkı kadar sözleri de güzel çünkü. sizomizo’nun tweet’ini okuduğum an başladım çeviriye, hatta bitirdim de. Ancak berrak olmayan birkaç kısma tekrar bakmak üzere ertesi güne bıraktım. Tabii ki unuttum. Aradan belki bir hafta geçmiştir, emin değilim.

İşte böyle. Söylemeliyim ki, çeviri yaparken 3-4 ayrı kaynak kullandım ve neredeyse deliriyordum. Bu İngilizce çevirilerde kimi kısımlar birbirinden o kadar farklı ki! Acaba gerçekten sözlerde ne geçiyor diye düşündüğüm çok oldu. Sırf bunun için Korece öğreneceğim bu gidişle.  Genel olarak bir çeviri kullansam da diğer çevirilerden de kelimeler kattım cümlelerime. Ayrıca devasa farklılıklar olan kısımları yıldız*la işaretledim aşağıda açıklamak üzere. Hatta ben buna konserlerden kesip birleştirerek bir de klip yapayım diyerek gaza geldim ve saatlerce uğraştıktan sonra programların yaptığı gıcıklıklar ve hafiften baş dönmeleri nedeniyle vazgeçtim. Bari hiç el atmasaydın kızım. Ciddi ciddi saatlerim gitti. 😀

Klip hazırlamak yerine sözlere uyacağını düşündüğüm bir konseptle fotoğraf slaytı yaparak Türkçe alt yazılı klip ( 😛 ) hazırladım sizlere. Bunda da Dailymotion ve Youtube’un kazığına uğramam sebebiyle izlesene’ye yüklemem gerekti, ancak Türk sitesine sığınırsam YG’nin gazabından kurtulurum dedim. 😛 Sürekli kopan bir internet bağlantısı ve bilimum video sitelerinin gıcıklıkları yüzünden dün tüm günümü de videoyu yüklemeye harcadıktan sonra gururla diyorum ki… Buyurunuz. 😀 Tıkla ve izle! 😛

STILL ALIVE

Hâlâ Hayattayım!

Hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım
Ölüyor gibi görünsem de ölmem ben
Dünyanın gözlerinden saklanmam ben

Sonsuz bir düşüş yaşasam da hayattayım
Kaybedecek bir şeyim yok artık
Geçmişimden sıyrıldım, arkamda bıraktım
Dibe batan benliğim şu an öyle güzel ki
Kendimi gökyüzüne atıyorum- ve özgürüm
Hayattayım. Şu durumda bile, hâlâ hayattayım.

Beni seven kız çok perişan görünüyor
İz bırakmadan kayboluyor, insanlardan korkuyor
Fazlaca özlem ve fazlaca neşe, ve duygusal hengâme
Ölümü düşünerek geçirdiğim acı dolu bir gece
Gençliğimden geriye tek kalan fotoğraflar,
başkaları için süs malzemesinden ibaret olan gençliğimden
Gücünü ruhlardan alır hislerim
Senin hayatında görmediğin geleceği gördüm ben
Hayatımın ezgisini ben yönetiyorum
Ve zirveye doğru tırmanan ateşin tadını çıkarıyorum*
Benim için -hâlâ- çıldıran kızlar, akıllı olanlar
Aşağılık kompleksin mi?
Sebebi: Anlayamayacağından da öteyim ben**

Herkes gitse bile
Herkes bana sırtını çevirse bile
Sempati duyuyorsun bana, acınası yanıma
Dünya üzerinde barınamayacağımı söyledi bana
Ama şimdi gülen kişi, o zaman ağlayan ben

Sonsuz bir düşüş yaşasam da hayattayım
Kaybedecek bir şeyim yok artık
Geçmişimden sıyrıldım, arkamda bıraktım
Dibe batan benliğim şu an öyle güzel ki
Kendimi gökyüzüne atıyorum- ve özgürüm
Hayattayım. Şu durumda bile, hâlâ hayattayım.

Hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım
Yaşıyorum, ben yaşıyorum o güzel hayatı
Hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım
Yaşıyoruz, biz yaşıyoruz o güzel hayatı

İç çekişlerle karışmış haykırışlar alıyor,
sessizce yok olan çığlıkların yerini
Bu hassasiyet döneminde iç gözlemim övülesi
Müşfik olanından daha korkutucu habis bir yayın***
Millet, artık uyanma vakti
Kimse varamaz bir sonuca, hesapsızca****
Ölüyor gibi görünsem de ölmem ben
Başkalarının gözlerinden saklanmam ben
Beni gösteren parmaklar yalnızca yüceliğimi kanıtlar
Hayal kırıklıkları ve beklentiler, işte sebepler ve kökenler
Şeytanca dedikodular ağızlarından düşmez
Fakat beni bekleyen tek şey gün ışığıyla dolu bir mezar

Herkes gitse bile
Herkes bana sırtını çevirse bile
Sempati duyuyorsun bana, acınası yanıma
Dünya, üzerinde barınamayacağımı söyledi bana
Ama şimdi gülen kişi, o zaman ağlayan ben

Sonsuz bir düşüş yaşasam da hayattayım
Kaybedecek bir şeyim yok artık
Geçmişimden sıyrıldım, arkamda bıraktım
Dibe batan benliğim şu an öyle güzel ki
Kendimi gökyüzüne atıyorum- ve özgürüm
Hayattayım. Şu durumda bile, hâlâ hayattayım.

Hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım
Yaşıyorum, ben yaşıyorum o güzel hayatı
Hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım, hâlâ hayattayım
Yaşıyoruz, biz yaşıyoruz o güzel hayatı

Çeviri: Yukinohana
Söz: G-Dragon, Teddy, T.O.P
Müzik: Dee.P, G-Dragon, Teddy

♦♦♦♦♦

Şair, yukarıdaki dörtlükte ne anlatmak istemiştir? ( *pörtlekgözler*)
Mezun oldunuz diye malum uyuz sorudan kurtulacağınızı mı sandınız? 😛

Bakalım farklı İngilizce çeviriler belirttiğim dizeler için neler demiş. Alttaki yorumlar tamamen şahsi görüşümdür, GD’nin kastettikleriyle alakası var mıdır yok mudur bilemem. Hele ki o İngilizce çevirilerin farklılıklarından sonra hiç sorumluluk kabul etmem. *yinepörtlekgözler*

*Ve zirveye doğru tırmanan ateşin tadını çıkarıyorum
Başta bu zirve ve ateşten kastın müziğin ve şöhretin doruğu olarak algılasam da cinsel bir gönderme olma ihtimali de var, bilemiyorum o sözcüğü ne manada kullandı 😀  “climax” kelimesi yerine kullanabileceği çok fazla İngilizce kelime var çünkü “zirve” demek isteyene. Bu sözcüğün cinsel bir manası var, şarkıyla bağlantısını uzun uzun açıklardım ama blogum sapık aramalara kurban gitsin istemiyorum. 😀 Bu yüzden sözlükten bu sözcüğün bahsettiğim anlamını bulup kendiniz yorumlamanızı rica ediyorum. 😛

** Aşağılık kompleksin mi?
Sebebi: Anlayamayacağından da öteyim
ben

Diğer kaynaklarda bu kısım şöyle çevrilmiş:

1) Suçluluk psikolojisi… yüzünden okunuyor.
2) Vicdan azabıyla yanıyorsun.
3) Çünkü kızlarla oynayarak/çapkınlık yaparak kendimi cezalandırıyorum.
Gördüğünüz gibi, fark korku verici. 😀

***Bu hassasiyet döneminde iç gözlemim övülesi
Müşfik olanından daha korkutucu habis bir yayın
Bu kısma baktığımızda GD, böylesine hassas bir dönemde (kendi uyuşturucu olayını ve Daesung’un trafik kazasını kastediyor bence) yanlış bir tepki vermeyerek iç gözlem yaptığını, öncelikle kendini dinleyerek düzgün bir profil çizdiğini ve yansımasının takdir edilesi olduğunu söylüyor. Sanırım ikinci dizede de genel bir kanıdan alıntı yapıyor, insanların her şeyi görünüşüne göre değerlendirmesinden, hiç tenkitte bulunmadan her şeye gördüğü biçimde inanmasından yakınıyor. “Dışarıdan kötü görünen ya da kötü niyetli olduğu söylenen bir yayının kötü olduğunu söylerler ama kendini iyi göstereni hiç sorgulamazlar, ardındaki kötülüğü fark etmezler.”  gibi. Diğer kaynaklarda bu kısım için ne dediğine bakalım,

1) Bu hassasiyet döneminde, özürlerim ve pişmanlıklarım güya bir şeytanın yayınıymış,
taparcasına sevdirerek (idolleştirerek ) kitlelerin beynini yıkamaktan daha korkutucu olan.
Burada anlam öyle derin ki saatlerce konuşulabilir üzerinde. K-pop piyasasının son zamanlarda nasıl bir patlama yaptığını biliyoruz, özellikle gençler arasında. Ve oppa, oppa diye çığıran, tüm gün oppasıyla yatıp kalkan ve dünyasına başka hiçbir şey kabul etmeyen kızların ne kadar çok olduğunu da yakınen görüyoruz. Şarkıcıları ilahlaştıran, gençlere kusursuz kahramanlarmış gibi göstererek hiçbir eleştiri kabul etmeyen, gerekirse taptığı idol uğruna ölebilecek hayranlar, hayır, takıntılı kişilikler yetiştiren endüstriye değiniyor. “İdol grup” kavramı öyle bir hâle geldi ki geleceğin umudu, kurucusu olan bir nesli dünyadan, ülkenin siyasi, ekonomik, kültürel ve uluslararası durumundan öylesine soyutladı ki gençlerin adeta beyni yıkandı. Kendisi de idol gösterildiği hâlde bunu söyleyebilmesi, “biz insanız, müzik için varız, tapılacak idoller değiliz” mesajı vermesini şahsen takdir edilesi buluyorum. Kimileri “Big Bang’in hayranlarına hakaret ettiği” sonucunu çıkarıyor buradan, ama öyle değil işte. Hayranlarına hakaret etmek değil bu, onların iyiliğini istemek. Ki burada kendi hayranlarını kastettiğini düşünmüyorum. Çünkü piyasaya baktığımızda fan service olayını abartmayan sayılı gruplardan Big Bang. Bu sebeple fanları arasındaki psikopat sayısı en az olan gruplardan. Her grubun başına “çılgın fan” belaları dolanıyor ama en az Big Bang’e oluyor. Az sevildiği için mi? Kesinlikle hayır. Müziklerini ön planda tuttukları için.Ya da onlara da çok oluyor ama iyi örtbas ediliyor, bilemeyeceğim. 😀 Evet, 7/24 taksiyle takip eden, evinin duvarına sapık mesajlar yazan, regl kanıyla mektup yazan, kanlı iç çamaşırı gönderen psikopatlardan bahsediyorum. Big Bang’de yok demiyorum. Oranının diğer gruplara göre az olduğunu söylüyorum.

Ne diyordum? 😀 Biliyorsunuz, GD’nin aylar önce az miktarda esrar aldığı ortaya çıkmıştı ve büyük bir skandal olmuştu. Durum öyle bir abartılmıştı ki çocuğu uyuşturucu satıcısı konumuna düşürmüşlerdi, Kore’nin Deniz Seki’si yapıyorlardı az kalsın. 😀 Bu skandaldan sonra bilerek almadığını, pişman olduğunu söylemiş ve özür dilemişti. Medyada bunu ciddiye almayan ve kötü haber yapmaya devam edenler olmuştu. Hatta hatırlarsanız Big Bang’in dönmemesi gerektiğini, hatalarının büyük olduğunu ve affedilemeyeceğini, affedilmediğini söyleyen bir program yapılmıştı. GD, buna cevabını bu dizelerle veriyor işte. Melek yüzüyle yapılan idolleştirmenin ne kadar tehlikeli olduğunun farkında değiller ama benim içten özürlerimi ve pişmanlıklarımı öyle kötü gösteriyorlar ki sanki bu tapındırmanın da ötesinde bir suçmuş gibi. İyi görünen bir yayın kötüyken benim kötü gösterilen özürlerim ve duygularım aslında temiz. İşte bu yüzden, önceki çeviriyi de açıkladım, bu çeviriyle bu bakımdan uyuşuyor çünkü. Yani aslında iki çeviri birbirini tamamlıyor. Öteki çeviride bu hassas dönemde iç gözlem yaparak pişman olduğunu ama yine de şeytan gibi gösterildiğini anlatıyor ve iyi görünümlü yayınlara dikkat etmemiz için uyarıyor bizi bir nevi.

**** Millet, artık uyanma vakti
Kimse varamaz bir sonuca, hesapsızca
Burada kendisine yakıştırılan tüm kötülüklere rağmen hâlâ hayatta olmasının bir tesadüf eseri olmadığını söylüyor. O dönem Big Bang’in kariyerinin sona erdiğine dair çok şey yazıldı çizildi. K-pop piyasasında 5. yıl uğursuzluğu vardır. Genelde 5. yılını deviren grupların yıldızı söner. Big Bang’in sonunun da bu olacağı söylendi. Ancak Big Bang hepsini atlatarak öyle bir geri dönüş yaptı ki, yaptığı müzik ve sunduğu performansla şöhretini ikiye katlayarak dünya çapında ödüller kazandı ve dünya turnesine bile başladı. Tüm bunlar tesadüf eseri değil. Big Bang’in başarısı birdenbire gelişmiş bir şey değil. Hepsi titiz ve temiz bir çalışmanın ürünü. GD, bir röportajında da söylemişti bunu. Her projede tüm olasılıkları hesaplayarak en iyi sonuca ulaşacak şekilde titiz çalıştıklarını ifade etmişti. İkinci dizede bahsettiği bu. Birinci dizeyi de önceki dizelerle bağdaştırıyorum.

Bu kısım da çok farklı şekillerde çevrilmiş.

1) Gözünü dört aç, uyan
Daima doğrucu olma

Kirli oyunlar ve hesaplara, üzerine atılan iftiralara karşı daima tetikte olman gerektiğini dürüst olmayanlara karşı dürüstlüğün, doğruculuğun işe yaramayacağını söylüyor. Dürüstlüğünle vurulabileceğin, daima doğru durmanın kötü niyetli insanlara malzeme vereceği için tetikte ol diyor. 😀

2) Yanlış düşüncelere kapılma/her şeyi üstüne alma

Bu çeviride de sıradaki dizelere hazırlık yaptığını düşünüyorum. “Ölüyor gibi görünebilirim ama  bu seni yanıltmasın, ölmem ben.” gibi.

♦♦♦♦♦

İncelediğim farklı İngilizce çevirilerdeki durumlar böyle. Hepsini iletmek istedim. 😀 Videoya hepsini yazmam mümkün olmadığı için sadece birkaç yerde üst kısma ekledim. Umarım izleyenlerde soru işaretleri uyandırmaz. 🙂

Alive albümünün konseptinin neye dayandığını biliyoruz, yukarıda da tekrar etmiştim zaten. Bu bağlamda Still Alive sözleriyle de, müziğiyle de tadından yenmiyor. Her dizesi hakkında uzun uzun yazmak istiyorum ama “mal mıyız, biz anlamıyor muyuz” diyeceksiniz diye korkuyorum. 😀

Ama bence bilhassa şu kısımlar çok ilham verici.

Gençliğimden geriye tek kalan fotoğraflar,
başkaları için süs malzemesinden ibaret olan gençliğimden

*

Benim için -hâlâ- çıldıran kızlar, akıllı olanlar

*
Aşağılık kompleksin mi?
Sebebi: Anlayamayacağından da öteyim ben

*

Hayal kırıklıkları ve beklentiler, işte sebepler ve kökenler
Şeytanca dedikodular ağızlarından düşmez
Fakat beni bekleyen tek şey gün ışığıyla dolu bir mezar

Nakaratlar başlı başına ilham kaynağı zaten.

GD’nin yeteneğine tekrar tekrar aşık olmamak ne mümkün? 😛

♦♦♦♦♦

Alive mini albümüne eklenen yeni şarkılarla  tam bir albüm yapılıp adına Still Alive: Special Edition dendiğinde ve Monster klibi yayınlandığında bu konuda çooook yazmak ve konuşmak istemiştim ama o günlerde çok fazla koşturmam oldu ve bir türlü söylemek istediklerimi toparlayamadım. Klip çıktığı gün çevirisini yapmıştım ama buraya eklemediğime göre, yazıyı Monster klibiyle kapatayım. 🙂

BIGBANG – Monster MV @ DAILYMOTION

Yüksek kaliteli izlemek için,

MONSTER @İZLESENE

İsteyene youtube’un yasakladığı videoyu da vereyim, belki şansımıza YG papa affeder bir gün. 🙂

♦♦♦♦♦

Bloklandığı için Youtube kanalımda izleyemediğiniz klipleri

( Tonight, Monster, Let Me Hear Your Voice, Still Alive vs)

izlesene hesabımda ve/veya dailymotion kanalımda bulabilirsiniz.

Yuki sundu.  😀
 

K-Pop Kliplerini Kategorize Etmece -Mim-

Standard

Görsel kaynağı

Oturup bir kolaj tasarlamak için fazla üşengeç olduğumdan, ya da kısıtlı olan zamanımı harcamaktan korktuğumdan ama dönüp dolaşıp o zamanı yine çarçur ettiğimden olsa gerek, başkasının hazırladığı bir misafir bu yazıma. 🙂 Bana kalsa oraya kocaman kocaman

“East West BIG BANG is the BEST”

yazardım ama, neyse. 😀

Geçtiğimiz hafta, sevgili Lollidrella‘nın pasladığı bu mim ile şu birkaç yazılık blog hayatımda ilk mimimi almış oldum. Ama hoca zor yerden sordu. Sular kesikti hocam, çalışamadım! Daha doğrusu… adil kullanım kotam doldu hocam, youtube’dan 3 dakikalık klip bile dolduramıyorum! Bu yüzden daha önce izlediğim klipleri hatırlama yoluna gidemeden, aklıma ilk gelenleri yazacağım. Zaten bu tarz sorular soruldu mu cevap veremeyenlerdenim. -en sevdiğin film ne, derseniz mesela, seçemem bir türlü- Bakalım ortaya ne gibi bir şey çıkacak. Mim işi nasıl işler tam bilemediğimden de, birkaç blogdaki kategorileri birleştirdim ve kendimden bir şeyler ekledim. Var olan kategorileri mi kullanmalıyım, kendim mi oluşturmalıyım? Affedin beni, acemiliğime verin 🙂

Yalnız, yazı Big Bang ağırlıklı olabilir, olacaktır, önceden uyarmayı boynumun borcu bilirim. ^^”

Uyaracağım tek bir şey mi var peki?

Hayır! İnanın bize,  yalnızca müzikleri için seviyoruz onları! Haha ^^

Yazının devamı için…

Read the rest of this entry

Hediye Paketinden Çıkan T.O.P

Standard

Bu video ta Kore’den elime geçtiğimiz perşembe günü ulaştı, ondan önceki perşembe günü için hazırlanmıştı! 🙂 T.O.P bebeği o günün önemli olayını, yani Yuki’sinin doğum gününü unuttuğu için böyle bir şirinlik düşünmüş. Sonuç mu? Ölüm tehlikesini atlatarak gönlümü almayı başardı. 😀 Hem romantik, hem karizmatik, hem kıvrak zekalı, görüyor musunuz ( eniştenizi diyormuşum 😛 ) a dostlar? Yerim ben onu. 😛 Sırf o değil, tüm Big Bang üyeleri bu unutkanlık yüzünden çok üzülmüş ve el birliği yapıp gönlümü almaya karar vermişler. E ne yapsın çocuklar, o kadar yoğun programla! Hep bu YG yüzünden. 🙂 Hepsini de affettim, zaten uzun süre kırgın kalmam da mümkün değildi. 🙂

Evet, kurgu kısmını daha fazla uzatmadan olayın aslına geliyorum. 😀

Yeppudaa adlı forum kuruldu kurulalı aktif denebilecek bir üyesi olan Yuki’nin Mart’ın 29’unda akıllara gelmeyen bir etkinlik dolayısı ile kırgınlığı vardı hafiften: doğum günü. Tabii ki kendini tutamayıp söyleniverdi ve iki gün sonra karşısında sürpriz bir konu buldu. Eh, belki bir parça cebren ve hileyle olmuş olabilir ama geçen yıllarda hiç atlanmayan bu önemli olay (!) bu yıl atlansa Yuki -veya gururu- çok kırılacaktı. 😛
Konu o kadar güzel hazırlanmıştı ve üzerinde öyle uğraşılmıştı ki, bu çalışmayı her ortamda paylaşasım ve hatta sahibine çelenk gönderesim geldi. T_T Bayıldım, eridim, bittim bu konuyu görünce, “çok tatlı len!” moduna girdim direkt. 😀 Tekrar tekrar çok teşekkür ederim Zeyracım. ^^

Doğrudan link vererek paylaşmayı tercih ederdim ancak Yeppudaa üyeliği olmayanların da görebileceği bir şekilde paylaşmak istedim. Yo, hava atmak, “siz de kutlamadınız doğum günümü!” triplerine veya “bakın, T.O.P benimdir benim kalacak!” olaylarına girmek için değil. Gifler çok güzeldi, siz de faydalanın istedim o yüzden(!) 😀 Bir bakıma da konunun sahibi ZӘЧ-Я∂‘cığıma buradan da teşekkür etmek istedim. Azıcık ego tatmini  ve belki sosyal içerikli mesajlar da karışmış olabilir işin içine, bilemeyeceğim. 😀

Konuyu ve tüm yazılanları görünce muhtemelen içinde bulunduğum mod:

* dostum, bu haaaağika! *

Yazının devamı için:

Read the rest of this entry