Tag Archives: MADE

G-Dragon JTBC Newsroom’da – Çeviri ve Yorum

Standard

jtbc1

Birkaç yüzyıl olmasa da bir sene geçmiş son yazıyı yazalı. Ben bloga elimi sürmeyeli WordPress kontrol paneli değişmiş mesela, bir yazı yazacağım derken neye uğradığımı şaşırdım. Taslaklarda başlanmış ama bitmemiş 11 yazı varmış mesela. Sanırım gözlerimi en çok pörtleten de bu oldu. O_o Ben yazmaz ve blog toz tutarken neler neler oldu elbet BIGBANG’i yakından takip edenler iyi biliyor. Teknoloji özürlü bildiğimiz TOP instagram hesabı açtı mesela, mağara adamı dediğimiz, ortadan bir kayboldu mu aylarca nefes alıyor mu haber alamadığımız adam günde elli fotoğraf paylaşır oldu. Sayesinde hiç olmadığımız kadar yakın hissettik kendimizi kendisine. Bizimle seksi sandalyelerini, güzel sanat parçalarını paylaştı daha ötesi var mı! 🙂 Sonra, iş GD’nin ilişki iddialarına gelince hep “Ehe, şu konseri de verelim de o meseleye de bir bakıveririz.” havalarına bürünen YG, medya pek baskı yapmadığı hâlde Taeyang’ın Min Hyo Rin ile ilişkisi olduğunu doğruladı. E her biri apayrı şok olsa ve değinmediğim bambaşka gelişmeler olsa da esas bombanın yanında bunlar hiç gerçek dışı kalmıyor. Bomba BANG BANG BANG diye patladı, kaybedenler kulubünü kurdu ama kazanmadık başarı bırakmadı, sonra bae bae bebeğiyle partiledi durdu. BIGBANG DÖNDÜ! Bu konuda çoktan yazarım sanmıştım ama olmadı. Nasip değilmiş. Bu yazının konusu da comeback sayılmaz zaten. 🙂

Geçtiğimiz günlerde G-Dragon, JTBC kanalının haber bültenine konuk oldu. Bir idolün haber bültenine katılması çok görülmüş, bilindik bir şey değil. Bu sebeple özel bir durum sayabiliriz. Sunucu Sohn Suk Hee sorduğu sorularla konuklarının sırtından soğuk terler döktürmesiyle bilinen biri, özellikle geçen seneki Sewol feribot kazası dönemindeki aktiviteleriyle parlamış. GD de röportaj sırasında epey gergin görünüyordu zaten. Ne zaman ki laf BIGBANG’e geldi, beyimizin suratına bir sırıtış yerleşti, sonunda rahat bölgesine erişti. 🙂 SSH epey açık sözlüydü sorduğu sorularla, fakat netizenlere göre bu GD’yi zorlamamış hâli. Röportajın iki ana maddesi vardı: GD’nin PEACEMINUSONE sergisi ve BIGBANG comeback’i.

Öncelikle buradan röportajı izleyin lütfen. 🙂

peaceminusone öncelikle GD’nin şahsi instagram hesabının adı olarak çıkmıştı karşımıza. Bir eksiğiyle huzur, barış gibi düşünebiliriz belki. Özetle bahsedecek olursam bu sergi için “peace” yani barış, huzur ideal bir dünyayı ve insanlığı, “minus one” ise dünyanın ve insanlığın şu anki hâlini, yani eksikliğini temsil ediyormuş. Müzik, moda, tasarım ve GD’nin bir sanatçı olarak geçmişini ve kültürel bakış açısını modern sanat yoluyla temsil eden eserlerden oluşuyor bu sergi. Belki de dünyayı GD’nin, GD’yi de başka sanatçıların gözlerinden görmek diyebiliriz. 🙂 Röportajda da sanatçıların GD’ye eleştirileri konusunda ne düşündüğünü soruyor sunucu, daha sonra iki sanatçının eserleri üzerinde konuşuyorlar. Tekrar tekrar yazmayayım ben röportajda söylenenleri, siz izleyin iyisi. 🙂

peace1

peaceminusone sergisi

GD’nin röportajlarını özellikle seviyorum çünkü her konu üzerinde etraflıca ve mantık çerçevesinde düşündüğünü gösteren zekice, ince cevaplar veriyor. Söz konusu GD olunca gösterilen sevgi de nefret de uçlarda oluyor, yeri geliyor bu sevginin de nefretin de ifadesi aşırı mantıksız sebeplere dayanıyor fakat söz konusu duygu her ne olursa olsun GD’nin her şeyi günlerce, aylarca ve hatta yıllarca konuşuluyor. GD’ye uçlarda duygularla yaklaşan fanlar ve anti-fanlara dair çekince söylediklerinin kulaklar kapalı dinlenmesi, ve elbet herkesin işine geldiği gibi yorumlaması. Fanlar açısından son zamanlarda popüler olan GD’nin hayat hikâyesine dayanmadığını defalarca açıkladığı şarkıları bile zorla onun hayatına dayandırıp ne fena çileler çektiğini, içindeki küçük Kwon Jiyong’un Yeşilçam filmlerindeki yetimleri aratmayan zulümlere kurban gittiğini anlatan ve epey yoğun arabesk sosuyla sunulan aşırı abartılı ‘analiz’ler. Bir eser farklı gözlerden bambaşka yorumlar kazandıkça değerlenir, GD’nin yaptığı her şeyin büyük ilgi görmesi, üzerinde düşünülecek eserler vermesi çok güzel. Farkındayım. Fakat benim bahsettiğim işin gerçekten abartılı bir hâle gelmesi, bir fanın artık kendi zihninde yazdığı bir GD’nin aslında yorum olduğuna dair farkındalığın yitirilmesi. Aynısı her üye için geçerli elbet. Sanki TOP çocukluk arkadaşıymış da ciğerini bilirmiş gibi her harfini kendi karakterini ona yansıtarak analiz etmeler, hem de adamın bir yeğeni olduğunu bile yeni öğrenmemize rağmen. Dertliyim, ama yazının konusu bu da değildi di mi? 🙂 Bu röportaj için GD’nin Breathe şarkısını Eric Garner için yazmasının ve sergisinde de ona dair çizimler yapmasının ne kadar tatliş bir şey olduğuna

Michael Scoggins

Michael Scoggins

dair paylaşımlar gördüğüm için bir düzeltme yapmak istedim.

Röportajı altyazılı izleyince de göreceksiniz ki Breathe parçası Eric Garner için yazılmadı. Garner 2014’te katledildi, şarkı ise zaten 2009’da Heartbreaker albümüyle çıkmıştı. Sergideki Eric Garner esintili eser Amerikalı sanatçı Michael Scoggins’e ait. Tarzı hakkında bilgi sahibi olmak için de basit bir google aramasıyla da Michael S.’in ABD’de sergilenmiş çalışmalarına bakabilirsiniz. Koreli tüm sanatçılar bir şekilde GD’yi tanıyor ve haklarında bir fikirleri var. Ortaya çıkardıkları eser de iyi veya kötü, bir önyargı barındırıyor. GD’nin merak ettiği onu hiç tanımayan, hakkında daha önce hiçbir şey duymamış bir sanatçının onun şarkılarından, imajından hareketle onu eserinde nasıl yansıtacağı. Bu bağlamda Michael Scoggins seçiliyor sergi için, sanatçı GD’nin Breathe şarkısını dinlerken aklına öldürülmeden önceki son sözleri “Nefes alamıyorum…” olan Eric Garner geliyor. Eric Garner 43 yaşında bir baba. Tek yaptığı bir kavgayı ayırmak. New York polisinin gözünde suçlu olan o oluyor ve zararlı bir şey yapmadığı hâlde bir düzine polis üzerine çullanarak boğazını tıkıyorlar. Defalarca nefes alamıyorum diyor Garner, buna rağmen polis sürüsünde bir gevşeme olmuyor. Ve Eric Garner ölüyor. Yüreğim dayanır derseniz videoyu burada izleyebilirsiniz. GD Breathe şarkısını doğrudan Garner için yazmamış da olsa dünyanın bir başka ucundan bir sanatçıya onu çağrıştırması ve GD’nin bunu sergisine dahil etmesi, haber bülteninde Eric Garner’ın hikâyesini anlatarak belki de daha önce duymamış kişilere ulaştırması gerçekten ince bir davranış, aynı zamanda serginin çok yönlülüğünü de artıran bir örnek.  Michael S.’in sergideki diğer çalışmalarını videoda da inceleyebilirsiniz.

snapshot20150621192024Dün gece çeviriyi yaparken en baştaki ejderhalı çalışmayı okuyup çevirmeyi, dolayısıyla videoya eklemeyi de unutmuşum. Buraya ekliyorum. 🙂

  •  Dostum Ejderha, Michael S.’ten
    Bu ejderha hoştu, daha önce tanıştığım ejderhalar gibi değildi. Ateş püskürtmüyordu fakat sihirli güçleri vardı. Beni korkutmadı, nazik ve yüce gönüllüydü. Onu tanıdığıma mutlu oldum. Buraya resmini çizdim. mich
  • Gökkuşakları ebediyete kalır.
    – Sevgiler, MichaeL.
  • YILDIZLARA giden roket
  • 1 Mart 2015
    1) Pozitif olmaya çalışıyorum.
    2) İlham almaya çalışıyorum.
    3) Neşe veren biri olmaya çalışıyorum.
    4) Gülümsemeye çalışıyorum…
    🙂 🙂 🙂 🙂 🙂
  • Nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… nefes alamıyorum… ………..

Sunucunun BIGBANG hakkında sorduğu bölüme gelelim. 🙂 Sizleri söz BB’e gelir gelmez GD’nin suratında beliren huzuru ve tatlı gülümsemeyi bir daha izlemeye davet ediyorum 🙂

Aslında hepimizin ara ara zihnini kurcalayan sorular sordu Sohn Suk Hee. Mesela,

  • Aylar sonra esas albümü yayımladığınızda sence şarkılar enerjisini yitirmeyecek mi?
    Bu mümkün. Fakat şahsen…
    – Mesela şu an herkes Bae Bae’yi iyi biliyor ama albümde de bu şarkı olacak.
    Mümkün olsa da şahsen bugüne kadar yayımladığımız şarkılara… gurur mu desem… güven? Güvenim tam. Bu yüzden böyle bir yöntem belirledik. Hem bu yöntemin ana sebebi. üç yıl sonra geri dönmüş olmamız. Hayranlarımızla uzun zaman boyunca bir araya gelemediğimiz için geri dönüşümüz uzun sürsün istedik ki hayranlarımıza bambaşka parçalar ve klipler armağan edebilelim.
  • Şu ara epey büyük bir rekabet var. Listelere giren uzun süre direnemeyip hemen listeden düşüyor. Yani her ay şarkı yayımlarsanız insanlar ilgisini kolayca yitirebilir… Bu kendinden emin olduğun manasına mı geliyor?
    – Evet, kendimden eminim.
    – Peki sebep?
    – Sebep mi? Sebep yok. Eminim sadece.
  • Üç yıl sonra birdenbire geri döndünüz. Unutulmaktan korkmadınız mı?
    Bugüne dek gerek solo gerek grup aktiviteleriyle olsun hep aktif olduk. Sanırım bu sebeple o tür endişelerimiz olmadı, fakat geleceğe dair endişeler daima mevcut. (……)
  • Albüm yayımlasanız bile listelerde zirvede olmamak mümkün, değil mi? Kaygılı mısın?
    Tabii albüm yayımlasak ve birinci sıraya oturmasa üzülürdük. Çok fazla birincilik aldığımız için zirve
    bize aşikar oluyor, halkta bile böyle. Bu sebeple bugünlerimiz, gelecekte üzerimizde büyük baskı kuracak. Birinci sırada olmamak talihsizlik olacak, üzüleceğiz. Fakat bizim için bu kaygılar… Bu konudaki fikirlerimizi biraz değiştirdik. Çıkışımızı yapmadan önce “En iyisi olalım! Haydi ödül alalım!” düşüncesindeydik. Yola böyle çıktık. Fakat belli dönüm noktalarını epeyce aştıktan sonra bu hedeflere karşı tutumumuz değişti. Ödüller ve listeler artık mühim değil. Mühim olan ne tür müzik yaptığımız, dünyalarımızı nasıl değiştirdiğimiz. (nasıl bir değişim yarattığımız) Kendimizi halk için nasıl daha da geliştirebileceğimiz. En çok bu meseleler üzerinde konuşuyoruz biz. Birinci olmasak dahi değişime erişmek ve zorlamak istediklerimiz daha büyük mana taşıyor.
  • O zaman şöyle sorayım. 10 sene sonra G-Dragon kim olacak?
    Aslında bu tür sorular epey geliyor fakat… her defasında net bir cevabım olmuyor. Çünkü daima bir imaj yaratıyorum ve kendimi eğitiyorum, fakat yarınımı bugünden, bugünümü de dünden iyi yaşamaya çalışıyorum. Beş on sene sonrasını düşünmek benim için zor.
    – Bana sorarsan böyle düşünmeye hakkın var. Şu an GD ve BIGBANG zirvede. Zirvedeysen sonuna kadar keyfini sürmeye hakkın vardır.
  • Önceleri gençliğe zararlı olduğunu söylemiştin. Lakin hâlâ müziğin gücüne inanıyorsun. Ne demek istedin?
    Aslında ben… bana şu an dahi baksanız standart Koreli genç tiplemesine uymuyorum. Sanırım biraz… nasıl diyeyim, mutantım. (mutasyona uğramış, değişmiş) Yaşıtlarım ya da benden gençler beni örnek alıp hayaller kuruyor. Sanırım başarım insanlara cazip geliyor. Bu yüzden beni taklit ediyor, izimden gidiyor ve beni beğeniyorlar galiba. Ben de böyleydim. Küçükken şu anki ben gibi şarkıcılardan ilham alırdım. O sözle bunu kastetmiştim sanıyorum.
  • Ne zaman askere gideceksin?
    – Vakti gelince.

    102631199_2GD’nin röportajlarını bu yüzden seviyorum. Sorulan sorular belki acımasız, belki gereğinden fazla gerçekçi. Fakat hepsine yine realist, akıllı, oldukça samimi ve belki kızacak olsanız da, evet, alçakgönüllü cevaplar veriyor. Hazırsanız günlerce fanları birbirine düşüren, GD’nin instagramını nefret yorumlarıyla dolduran ve GD’nin dediklerinden fantastik yorumlar çıkaranların günlerimizi şenlendirdiği kısma gelelim, fanların aşırı tutumlarından ya da yanlış anlaşılanlardan bahsettiğim gibi anti-fanların ya da farklı grupların fanlarına değinmiş olayım böylece.

  • Bir de rekabet ettiğiniz gruplar var, EXO ve SHINee gibi… Hepsi bu ara albüm yayımladı ve promosyon yapıyor. Sizin farkınız nedir diğerlerinden?
    Fark, kendi şarkılarımızı besteleyerek halka hitap eden sunuşumuz. Halk bizi seviyor. Her ne— (sunucu burada sözünü kesiyor)
    – Biz böyle konuşurken EXO ve SHINee hayranları öfkelenmeyecek mi sence?
    Öfkelenebilirler. Gerçek bu, kendi müziğimizi yapıyoruz.
    – Kendine güvenin tam.
    Çünkü (kendi müziğimizi) yapıyoruz.
    – Kendi müziğinizi yapmak o kadar önemli mi?
    Önemsiz olmasının imkanı yok. Bir şarkıcı olarak… mesela bir söz yazarından şarkı alsaydım şahsen kendimden emin duramazdım. Diğerleri nasıl yapıyor bilmiyorum. Fakat kendi şarkılarımı yazmak benim için en rahat yol. (Kendimi yaptığım müzikle ifade etmeyi seçiyorum/en iyi böyle ifade ediyorum.) Başkalarının yöntemine kıyasla ben böyle daha rahatım.

Sorulan soru belli, verilen cevap belli. SSH “Seni EXO’dan, SHINee’den üstün kılan nedir?” diye sormuyor. Oldukça basit bir soru. Nasıl ki her birey farklı, her grup da o ya da bu şekilde bir diğerinden farklı, gerçi kpop piyasasında bunun ne oranda doğru olduğu tartışılır, sizin rekabet ettiğiniz diğer k-pop gruplarından farkınız nedir diye soruyor. Ki şu an rekabette olmayan k-pop grubu yok. EXO, SHINee, 2PM, MBLAQ, Mamamoo, AOA gibi grupların yanı sıra Lee Seung Gi, Baek Ah Yeon, IU, Bumkey, Zion T, Kim Bum Soo gibi oldukça sevilen solo şarkıcılar comeback yaptı. Ortada önemli bir rekabet varken “Sizi farklı kılan nedir, insanlar neden sizi daha çok dinliyor?” gibi bir sorunun sorulmasını abes görmüyorum. Bu soruya belki EXO üyeleri “Çok geniş bir fandom’ımız var, kısa sürede büyük popülarite kazandık. Yeni trend biziz, daha çıkış yapmadan önce şu kadar takipçimiz vardı…”, SHINee üyeleri “Müthiş dansçılarız, hem de canlı şarkı söylerken bile. Kendimize has koreografilerimiz var.” gibi cevaplar verseydi elbet bu grupların fanları da mutlu olacak, idolünün haklılığından dem vuracaktı. Bu cümlelere “Sanki sizden başka dans etmesini bilen yok. Git bizim X koreografimizi gör. Hem benim grubum sahneye seninkinden daha hakim…” veya “Bir siz mi popülersiniz? Benim grubum şu kadar dünya turu yaptı, albümü bu kadar sattı, kimin damarını kessen benim grubumun fandom rengi akar…” gibi karşılıklar verildiğini düşünün. Gelen yorumlar ancak bu kadar absürd olabilirdi… derdim fakat ağzımı açık bırakan yorumlar gördüm. GD’nin de “Bu alemde bir biz kendi şarkılarımızı yazarız, bizden başka şarkı yazmasını beceren yok. Hem EXO, SHINee kim ki birbirinden beceriksiz gruplar onlar…” gibi bir şey dediği yok yahu. Neden böyle çarpık bir algı söz konusu oldu da millet delirdi anlayamıyorum. GD’nin dediğinde gerçek dışı veya “egoist” bir şey yok. BIGBANG 2006’da çıkış yaptığı günden beri kendi şarkılarını yazıp söylemesiyle, klipler konserler vesaire her şeyiyle kendilerinin ilgilenmesiyle tanınmış ve şu an zirvede olan bir grup. Bu yaptıkları k-pop sahnesinde büyük bir fark yarattı. Zira 2006’da kendi şarkısını kendi yapan k-pop grubu diye bir şey yoktu. BB ilk patlamasını kendi yazdığı Lies ile yaptığında k-pop piyasası için de bir değişim başlamış oldu. Bu tarihten sonra gelen gruplar için söz yazan üyeler artık absürd bir durum değildi. Biliyoruz SHINee’nin de kendi şarkıları var, son albümünde emekleri büyük. Biliyoruz EXO üyeleri de yetenekli. Fakat BB’nin özü bu. Kendi yapıyor, kendi sunuyor, ve halk bir başkasının başına gelse çoktan adı piyasadan silinmiş tüm o skandallara rağmen bu şarkıları, hâliyle BB’i çok seviyor.  Yaptığı hitler eskimiyor. Üzerinden 8 sene geçmiş Lies’ı hâlâ herkes biliyor. Şarkılar yalnızca fandoma değil halka hitap ediyor. İnsanlar stüdyoda müziğini yaparken izleyebiliyor, bir şekilde bu süreci yakından takip edebiliyor. Koreli yorumlarını okursanız BB=müzik olmuştur, herkes “ah BB gerçekten de kral…” ve hatta “skandalları yüzünden üyeleri sevmesem de müzikleri çok iyi” der ve bunun sebebi de yaptığı müziğin kendilerinden bir parça taşıyarak herkese hitap etmeyi başarabilmesidir. Bir VIP’nin bunlardan bahsetmesi hoşunuza gitmeyebilir, fakat farkında olmalıyız ki bu cümleler EXO veya SHINee’yi itin nahoş yerlerine sokmak için kurulmuyor. 3 senelik büyük bir bekleyişten sonra nihayet comeback yapmış bir grup söz konusu, bu süreçte fandom dağılmamış, BB’in popülaritesi de müzikalitesi de zayıflamamış, aksine her zamankinden daha bomba bir geri dönüş yaşanmış. Bırakalım da yıllardır bekleyen fanların gelen şarkıların tadını çıkarma, biraz coşma, sevinme, ve hatta ekran karşısında gözyaşı dökmeye hakkı olsun. Kendinizi biraz VIP’nin yerine koyun. 3 sene az değil. Sunucu “şu sıra rekabet ettiğiniz gruplardan farkınız ne” diyor, örnek olarak iki tane grup adı sayıyor işte son ayda albüm çıkarmış. Sonra hınzır hınzır fanlar kızmasın demesini biliyor, farkında ne sorduğunun fakat GD’den niçin bu soruya cevap vermememesini bekleyesiniz ki? Aman Suh Hee bey ağzımızın tadı kaçmasın, haydi sıradaki soruya geçelim. Diğer fanlardan öyle yorumlar okudum ki ufkum genişledi. Tek tek her bir BB üyesini o itin nahoş yerlerine sokan mı istersiniz -ki böyle durumlarda günah keçisi genelde Seungri>>>>GD>>>Daesung>>TOP>Taeyang sıralaması izliyor- BB benim grubumun ruhu önünde diz çöker töbe diler!1!1!!!!111!! havalarına giren mi (evet gördüm), becerebiliyorsa gitsin benim oppamın şarkısında dans etsin diyen mi, şimdi sus karşıma birkaç sene sonra çık o zaman benim idolüm seni paramparça edecek şu listede bu numara olacak diyen mi… ama favorim “benim idolüm çok yetenekli bi defa, sadece şirketi onun şarkı yapmasına izin vermiyor!” kafası. BB’nin kendi şarkısıyla tanıtım yapması bir şans değil. Kimse diğer grupları seçtikleri şirketten çıkış yapsın diye zorlamadı. Her bir şirketin hangi şartla trainee aldığını bilmeyen yok. Herkes başına ne geleceğinin farkında olarak kendi seçimini yapıyor. Her şirketin pek çok eksi yönü var, YG’nin de BB konusunda izlediği hiç sevmediğimiz politikaları var. Fakat şirket kendi yaptığı şarkıyı söylemesine izin vermiyor, benim idolüm kurban demek sadece komik oluyor bu durumda. “Benim idolümün yazdığı şarkıları listelesem buradan Han Nehrine yol oluyor ama o şirket izin vermiyor işte yayımlamalarına…” Kaliteli, sevilecek, para kazandıracak şarkılar yapılınca şirket bana ne şarkıyı dışarıdan alıp ekstra masraf yapacağım diye diretmez. İlla başkasının şarkısını söyleyeceksiniz diye bir kural varsa da bunu o şirketten çıkış yapan kişi başından bilir güzel arkadaşlarım. “X kişisi yüzlerce şarkı yazdı ama şirketi hepsini sildi.” Eğer sevdiğiniz şarkıcının çok yetenekli bir insan olduğuna inanıyorsanız zaten bunu bu şekilde kanıtlama çabasıyla kendinizi mahvetmenize gerek yok ki. Söz konusu zaten X değil burada. “Yeter artık kimse Y’nin adını kullanarak popi olmaya çalışmasın.” GD’nin Y adını anarak gündeme gelmeye çalıştığını kimse düşünmüyordur herhalde? Ne zaman bir k-pop grubu üyesinin adı bir şarkının sözlerinde ya da müziğinde adı geçse fanlar gururlanıyor, günlerce bundan bahsediyor. Hatta bu röportajdan sonra tek tek “x’in y’de emeği geçti” diye hazırlanan listeler gördüm. Bilmem kaç sene sonra x üyesinin y şarkısını yazması övülmeye değer bir şey olduğu ve uzun zaman fanların ağzından düşmediği gibi 9 senedir tüm albümleri kendi elinden çıkan BIGBANG’in övülmeye veya övünmeye hakkı vardır diye düşünüyorum. Belki de GD’nin söylediklerine kızmak yerine söylemedikleri için şükretmek lazım.

102634130_IMG_7242GD’nin “gençliğe zararlıyım” sözlerini açıklarken söyledikleri yine egoist(!)liğe yorulmasın diye ne kastettiğinin anlaşılmasına yardımcı olacağını düşündüğüm netizen yorumları çevireyim. Peaceminusone sergisi üzerine Naver’de yapılmış bir haber üzerine gelen yorumları çeviriyorum. Netizenbuzz Turkey ekibinin çevirilerine hayran olduğumu belirtmeliyim ^^ Fakat bunun çevirisini bulamadığım için kendimce yapıyorum 🙂

Source: Naver Star TV via Naver
1. [+4168, -275] GD gibi doğsaydım müthiş bir hayatım olurdu harbi… Ünlülerin bile onun gibi olma hayali kurduğu kişiyse GD, kim onun gibi olmak istemez ki? GD gibi doğmak istiyorum ㅠㅠ
2. [+4005, -190] Ünlülerin ünlüsü Kwon Ji Yong.
3. [+3837, -186] O gerçek bir yıldız… ünü yenilir yutulur gibi değil. Çok kıskanıyorum.
4. [+3156, -177] Kore’nin temsilci moda ikonu
5. [+2967, -148]G-Dragon gibi yaşamak nasıl bir histir acaba… Ters tepen pek çok şey var fakat çok büyük de bir boşluk var…
6. [+2746, -158] Gandi seviyesinde olay
7. [+2673, -205] Doğrusunu söylemek gerekirse BIGBANG zirvede idoller, fakat GD çok daha yüksek bir seviyede
8. [+2422, -162] GD sahiden inanılmaz… basit bir idol olsa yeterdi fakat yapabildiği o kadar çok şey var ki.
9. [+2118, -106] Kore’yi temsil eden ikon GD seviyesinde olsa hiç utanmazdım.
10. [+2198, -234] Rahatsız edici derecede yakışıklı.
Amacım hiçbir tartışmayı alevlendirmek falan değil. Röportajda değinilenleri sevdim, GD’nin jest ve mimikleriyle izlenirse yanlış anlaşılmaların azalabileceğini düşündüm. Türkçe çevirisi de yoktu. Gerçi ben hazırlayıp yükleyene dek başkaları çevirmiş olabilir ya neyse. 🙂 Çeviri yap, altyazısını hazırla, videoya göm, blog yazısını yaz… hepsi saatler alıyor, ve günlerin koşturmacasından sonra oturup saatlerimi verdiğim şeyi zaman zaman sorgulamıyor değilim. Biraz bu yüzden blog boş duruyor, youtube kanalı ayda yılda bir güncelleniyor ama… bağzı şeyler belli olmuyor 🙂 Veda selamını vermeden önce Türkçe altyazılı son BIGBANG kliplerini paylaşayım kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için. 🙂 Beni youtube ve twitter‘dan takip ederseniz daha hızlı haberiniz olur çevirilerden.
Esen ve ejder sıcaklığında kalınız~
Yuki
BIGBANG – Loser MV (Türkçe Altyazılı)
BIGBANG – Bae Bae MV (Türkçe Altyazılı)
BIGBANG – We Like 2 Party MV (Türkçe Altyazılı)

 

Reklamlar