GD is One Of A Kind! – Klip & Söz Analizi

Standard

Yazımızın başlığı aslında Yuki ile Suyunu Çıkarmaca idi ama… daha açık ve net olmak adına bakın ne oldu. ^^”

HELLOOOOOOOOOOO!!!

Kral geri döndü. Şimdi bir adım geri çıkın ve önünde eğilin.

Dün, saatler Kore’de 00.00’ı vurduğunda türünün tek örneği bir kliple buluştuk 3 yıllık özlemden sonra: GD’nin One Of A Kind videosu. Heartbreaker’dan sonra bambaşka bir tarz ve müzikle döndü: Sapsarı yün görünümü veren rastalar, ilk çıkış yaptığı zamanları anımsatan hip hop müziğe dönüş, havalı konuklar ve yepyeni hayvan dostlar. 😛 Gaho yaşlanmış, romatizması azmış, gelememiş de çekimlere… 😀

Şu an pek havamda olmasa da şimdi yapmazsam hiç yapmayacağımı bildiğim için adım adım One Of A Kind klibini ve şarkı sözlerini inceleyeceğim. Elimden geldiğince klipteki detaylara, ve Still Alive‘da yaptığımız gibi alternatif çevirilere ve açıklamalara yer vereceğim.

Ve bu da Türkçe alt yazılısı.

Öncelikle tüm çeviriye bakalım, daha sonra cümle cümle ve sahne sahne gideceğiz. ^^

G-Dragon – ONE OF A KIND (Türkçe)

Vahşi & genç.
Yalnızca vahşi ve gencim ben.
Yalnızca eğlenmek için çalışırım ben.

Merhaba~
Hanımlar… karşınızda, ben ve Choice.*

Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Numaraları bitmeyen bir ayıyım ben; yo, daha çok bir tilki!**
Merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Sinir bozucu züppenin tekiyim,
çünkü gayet masraflıyım ben.

Efendim ağabey, efendim abla? (derdin ne senin?)
Ah, sadece sıkıldım.
Evet ağabet, evet abla? (derdin ne senin?)
Böylesine popüler olduğum için üzgünüm.

Tek telefonda oradayım, arayacağın 19880818!***
Birileri gelip durdurmaya çalışsın bakalım beni, ünlüler dünyasının bir numaralı baş belasıyım ben. (birinci sınıf magazin malzemesiyim.)
Farklıyım; ben, benim.
Ne yaparsam yapayım, tek hareketim savaş çıkarır: Trend olur, her şeyi değiştiririm.
İşte bu yüzden bu yetenek asla terk etmeyecek beni.

Geri çekil, şakası yok bu işin. Genç ve zengin, işte buyum ben.
Hızlıyım, ne olmuş yani? Dalga mı geçiyorsun benimle?
Ama ben dalga geçmiyorum seninle.
Merhaba~ Evvet, türümün tek örneğiyim.
Numaraları bitmeyen bir ayıyım ben; yo, daha çok bir tilki!
Merhaba, merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Sinir bozucu züppenin tekiyim ben.

İkinci albümüm çıktı bile, boş bir evi soymam ben.****
Kadınları yatağa atar benim rap’im -evet, meşgul adamım ben.
İşimle paraya çiçek açtırır, asla dinlenmem,
Şarkılarımla herkesi ağlatırım ben.

Bu işi seviyorum!
Bir ufaklık ortaya çıkar, sahneyi sallar *****
Hoşlanmazlar ondan, ama onu görmekten de kaçamazlar
Benden uzaklaşmak için gözlerini çevirir, fakat nereye giderse gitsin müziği oradadır.
Fotoğraflarım her yerde, ama o çocuk delice davrandığında bile,
Asla albümleri yetmez herkese satmaya.

Geri çekil, şakası yok bu işin. Genç ve zengin, işte buyum ben.
Hızlıyım, ne olmuş yani? Dalga mı geçiyorsun benimle?
Ama ben dalga geçmiyorum seninle.

La la la, “küfretmeyin bana! Ah lütfen, sevgi dolu gözlerle bakın bana.” ******
La la la, “lütfen kabul edin beni, lütfen sevin beni, tatlı görün beni!”

Merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Numaraları bitmeyen bir ayıyım ben; yo, daha çok bir tilki!

Merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Sinir bozucu züppenin tekiyim,
çünkü gayet masraflıyım ben.

Efendim ağabey, efendim abla? (derdin ne senin?)
Ah, sadece sıkıldım.
Evet ağabet, evet abla? (derdin ne senin?)
Böylesine popüler olduğum için üzgünüm.

Beni takip et, beni takip et, sadece, sadece beni takip et!
Beni takip et, beni takip et, sadece, sadece beni takip et!

Merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Numaraları bitmeyen bir ayıyım ben; yo, daha çok bir tilki!
Merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Sinir bozucu züppenin tekiyim,
çünkü gayet masraflıyım ben.

Çeviri & Sunum:
Yukinohana 🙂

Belirtmeliyim ki, tek tek grafiklerle uğraşmaya üşendiğim için fan sitelerinde hazırlanmış görüntüleri kullanacağım. 🙂


Pisicik!! Yo, National Geographic’i açmadınız, hâlâ GD’deyiz. Klipte kaplan kostümü, kaplan çizgili pantolon, ayakkabı ve bir de yavru kaplan kullanınca Kore kültüründe kaplanın ne manaya geldiğini araştırdım.

Kaplanın Kore kültürü ve insanıyla doğrudan bir ilişkisi varmış meğer. Mitolojilerinde de folklorlerinde yer edindiği gibi heykel ve resim gibi sanatlarının favori objesiymiş. Hatta öyle benimsemişler ki 1988 Yaz Olimpiyatları Güney Kore’de düzenlediğinde Kore halkını temsilen( :O ) maskot olarak Hodori adında bir kaplan kullanmışlar. Yo, karizmatik, afilli bir şey değil, bildiğiniz çizgi karakter. 😀

Batıyı koruyan kutsal bir ruhmuş kaplan, önüne çıkan imtihanları vereni, sıkıntıların üstesinden geleni ve dünyayı özümseyip anlayanı beyaza döner, artık beyaz kaplan olurmuş. Burada kendi çapımda Ak Gandalf benzetmeleri yapıp eğlendiğimi de belirtmek isterim. 😀 İnsanlara zarar vermeyen kutsal bir yaratık olsa da hükümdar ülkeyi kötü yönettiğinde zalimleşirmiş. Beyaz kaplan ortaya çıktığında güçlü insanlar mütevazılaşır, zengin insanlar cömertleşirmiş.

Kaplan genel olarak kötü ruhları uzaklaştıran bir muhafız ve iyi şans getiren kutsal bir ruh olarak görülürmüş, cesaretin ve mutlak gücün bir sembolüymüş. Kore kültüründe, sanatında ve tarihinde gerçekten de önemliymiş yani. Bu da kaplan figürünü neden kullandığı hakkında bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor bence.
Aynı zamanda sözlerde “vahşi ve gencim ben” demesiyle de bağlantılı, çünkü kullandığı yavru bir kaplan. Genç, belki de toy görünümlü ama aslında son derece yırtıcı.

Arka plandaki One of a Kind graffitisi ve GD’nin rastalı saçları, klipteki herkesin giyimi ve tarzı GD’nin ilk çıkış yaptığı zamanlardaki gibi hip hop müziğe döndüğünün bir kanıtı, ki bu hoşuma gitti. Heartbreaker enfes bir albümdü ama GD’nin yine benzer bir tarzla gelmeyeceğini biliyordum, ki gelmemeliydi. Kendini sürekli yenilemesi müziğini de daima canlı tutuyor, kendini yinelemekten uzak oluyor. Hip hop dedik ama, bildiğimiz hip hop da değil. GD’nin kendi tarzıyla yorumladığı son derece hoş bir hip hop bu, şarkıda da klipte de iliklerinize kadar hissettiğiniz bir şey. Choice ve GD bir araya geldiğinde güçlü beat’ler ortaya çıkıyor.

Peki GD’nin arkasında dans edenler kim?

Onlar YG’nin kodamanları. Ön planda olmasalar bile Big Bang’in şarkılarının yapımında yardımcı, 2NE1’ın şarkılarının neredeyse tamamını yapanlar. Choice37, Sean, Kush, Teddy, Lydia Paek… maalesef çoğunun yüzünü yakinen tanımıyorum ama isimlerini ve yaptıkları işleri biliyorum. GD bu şarkıyı Choice ile yaptığı için ön planda ve girişte de Hanımlar… karşınızda, ben ve Choice diyerek ortağını sunuyor. Hepsinin üstünde One of a Kind tişörtleri olmasını da her birinin apayrı yetenek olmasına bağlıyorum. Gerçekten de oradaki adamların hiçbiri boş değil ve her biri birbirinden harika parçalara imza attı. 

Sağda dans eden hanım kızımız Lydia Paek. 2NE1’ın I Love You’sunun yazarı ve grubun şarkılarının çoğunu o yazdı. Çok ilginç bir yüzü var bence, ne yorum yapsam bilemedim.

GD’nin vücudunda sürekli gelişen bir dövme koleksiyonu ( 😛 ) olduğunu biliyoruz, işte bir parça. 😛

Vaktinde “asla kaslı göremeyeceğiz.” dediğim cılız GD’nin aylarca vücut çalıştıktan sonra kıvama getirdiği kollarını sergileyişini görüyoruz bir de. 😛 Hiçbir zaman kassız olması benim için eksi bir unsur değildi, ama bunu da hiç beklemiyordum açıkçası. 😀

Konuyu fazla mı dağıttım ne? Nerede kalmıştık…

Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Numaraları bitmeyen bir ayıyım ben; yo, daha çok bir tilki!**

Şimdi efendim, Kore’de bir söz varmış: “Numarayı ayı yapar, parasını insan alır.” Sıkı bir çalışmanın ürününü her zaman çalışan toplamaz. Kore hikâyelerinde tilki, ayıyı kandırmasıyla bilinir.
GD de diyor ki, “benim numaralarım bitmez tükenmek bilmez. Çalışan da, karşılığını alan da benim. Bir ayı gibi aptal değilim, bir tilki gibi zekiyim ben.”

Bence burada diğer müzik şirketlerine gönderme yapıyor. Malum, hepimiz çalıştırdığı gruplarla köle anlaşmaları yapan, emeğinin karşılığını vermeyen, sanatçılarını döven, taciz eden, 7/24 yorgunluktan hastanelere düşünceye dek çalıştırıp da kazancını kendi yiyen şirketi veya şirketleri biliyoruz. GD ise daima yeni bir şeyler ürettiğini, asla dinlenmeden çalıştığını… ama yine çalışmalarının karşılığını kendisinin aldığını söylüyor. Yani ayı gibi yalnızca hoplayıp zıplayıp dans ederek enayilik yapmıyor, bir tilki kurnazlığıyla ayı karakterini yeniyor ve kazanıyor. Çalışmaları boşa gitmiyor. Kendi tarlasını kendi sürüyor. YG farkı?

Zenci-Koreli melezi çocuklarla da dünya barışına katkı sağl— ŞAKA ŞAKA!

– Efendim ağabey, efendim abla?
– Derdin ne senin?
– Ah, sadece sıkıldım.

– Evet ağabet, evet abla?
– Derdin ne senin?
– Böylesine popüler olduğum için üzgünüm!

GD’nin telefonunu ve konuklarını çok beğendim! İnanılmaz tatlılar. Bu kısımda yaptığı her şeyin haber olmasından, spekülasyon yapmasından ve skandala dönüşmesinden sonra hyung ve noonalarından yağan telefonlardan bahsediyor. Abi, abla dediği kendi ailesi olabileceği gibi, bence müzik dünyasındaki büyüklerini kastediyor. Derdin ne GD? 😀

Çocuklara sarıldığı sahne, awww!! İnanılmaz sevimli bir sahne 🙂

Tek telefonda oradayım, arayacağın 19880818!

Elinde siren aleti (adı neydi onun yahu?!) ve  bir sonraki sahnede hüküm giymiş bir GD ve YG ailesi görüyoruz. Elindeki kartta bilgileri yazılı, ve büyülü tarih: 19880818!

18 Ağustos 1988 GD’nin doğum günü, içinde bol bol 8 barındırıyor. Sık denk gelmeyen bir şey yani. Ve bundan emin değilim ama bir yerde 8’in Kore’de şans rakamı olduğunu okumuştum. Ve biliyorsunuz bu yıl ejderha yılı. 2012 başlar başlamaz gelen Alive, Haziran’da çıkan Still Alive ve Ağustos sonunda gelen One Of A Kind… ve sonbaharda gelecek olan yeni single ile G-Dragon da çoktan kanıtladı bu yılın onun olduğunu. Ki klibinde kullandığı -tişörtlerin arkasındaki- dev ejderha figürü de hem buna hem de adına işaret ediyor.

127 lbs=57 kg. En çok konuşulanlardan biri de GD’nin kilosu olmuş, haha.

Dikkat edin! 🙂

GIVENCHY’nin modası çoktan geçmedi mi? Artık GI-YONG-CHY!!! Haha 😀

Birileri gelip durdurmaya çalışsın bakalım beni, ünlüler dünyasının bir numaralı baş belasıyım ben.
(birinci sınıf magazin malzemesiyim.)

Parantez içinde gördüğünüz alternatif bir çeviri. Kaynaklarda farklı olduğu için ikisine de değinmek istedim. İkisi de doğru değil mi? 😛

Farklıyım; ben, benim.
Ne yaparsam yapayım, tek hareketim savaş çıkarır: Trend olur, her şeyi değiştiririm.
İşte bu yüzden bu yetenek asla terk etmeyecek beni.

Bence bu kısım çok güzel. Wow, fantastic baby! lik hatta. 😛 Tek hareketim savaş çıkarır, olay olur, magazinlere kapak olur, kargaşa çıkarır gibi farklı farklı çevirileri vardı, belirtmek istedim.
Trend olduğu kesinlikle doğru! O ne yaparsa kısa müddet içinde kopyaları çıkıyor ortaya. Benzer saç stilleri, müzikler, danslar ve kostümler. Pek çok model o kullandıktan sonra popüler oluyor farkında olan az olsa da.
Bambaşka tadı ve tarzıyla kendini bozmadan devam edecek ve eşsiz yeteneğiyle türünün tek örneği çalışmalar yapmaya devam edecek.

Geri çekil, şakası yok bu işin. Genç ve zengin, işte buyum ben.
Hızlıyım, ne olmuş yani? Dalga mı geçiyorsun benimle?
Ama ben dalga geçmiyorum seninle.

Alternatif bir çeviri -bunu şarkıyı çevirdikten sonra gördüm- diyor ki,

“Hiç adil değil”miş bu, ne yapabilirim ben?

Bir çeviride de benim yüzümden yaşayamıyormuş tarzı bir şey diyordu. Yani kendisi çok yetenekli, genç, zengin ve farklı olduğu için tüm popülariteyi elde ederek meslektaşlarını zor durumda bırakıyor, onlar da GD yüzünden para kazanamadıklarından, o bu kadar iyiyken işte tutunup yaşayamadıklarından yakınıyor. 😀 GD ile aynı kulvarda yarışmalarını adil bulmuyorlar, ne de olsa o bir müzikal dahi. 😛

Merhaba, merhaba~
Evvet, türümün tek örneğiyim ben!
Sinir bozucu züppenin tekiyim ben.

Bence burada biraz kinaye var. GD genelde anlaşıldığı gibi kendinden bahsetmiyor, nasıl görüldüğünden bahsediyor. Dışarıdan sinir bozucu, burnu yukarıda, züppe olarak görüldüğünden ve önyargıyla karşılandığını ifade ediyor bence, şarkının devamında da göreceksiniz.

Yeni hobileri, kaykay, tabii ki bol haçlı. Ve masada bir kül tablası ile… göremiyorum?!

Ama size o kül tablasının ne olduğunu göstereyim.

İkinci albümüm çıktı bile, boş bir evi soymam ben.

Boş bir evi soymam ben? Hö?! mü dediniz? 😀 Hemen anlatıyorum. Burada kastettiği ortada hiçbir ünlü, başarılı ve popüler şarkıcı yokken çıkış yapıp albüm çıkarıp da dinlenince “ben çok iyiyim” havalarına girenler. Yani bunlar boş evi soyuyor, meydanın boşluğundan faydalanıp isim yapmaya çalışıyorlar. Big Bang çıkış yapacağı zaman çoğu grup kendi çıkışlarını erteliyor korkusundan mesela. Kendisi ise hangi popüler grup/şarkıcıyla aynı zamanda çıkış yapacak olursa olsun bundan korkmadan sahneye çıkıyor, hiçbir riskten kaçınmıyor. Belki de risk olarak bile görmüyor.

Kadınları yatağa atar benim rap’im -evet, meşgul adamım ben.

İşte en çok konuşulan kısım! Kimilerinin uçuk bir teoremi var. Etude House’ın (kozmetik markası) son Barbie modeli Dara. GD de Dara’dan bahsediyor diyorlar, ben de öh!! diyorum. 😀

Açıkçası bu sahne hakkında ne yorumlar yapıldı fazla da takip edemedim ama aşağı yukarı tahmin ediyorum. Ben bir şey demeyeceğim. Herhangi bir ima olduğunu düşünenler beni de aydınlatsın lütfen. Ben Barbie’yi sadece espri olarak görüyorum şahsen, Knock Out’ta TOP’ın kız arkadaşı gibi, bkz.

İşimle paraya çiçek açtırır, asla dinlenmem,
Şarkılarımla herkesi ağlatırım ben.

Asla dinlenmeden çalıştığı bir gerçek, hele şarkılarıyla herkesi ağlattığı tescilli bir gerçek. 😛

Paraya çiçek açtırma mevzusu ise malum, klip çekilirken paradan çiçek yapıp fotoğrafını twitter hesabında paylaşmıştı.
Bkz.

Ben uuu! desem de çılgın Koreliler bunu da olay yapıp -her hareketi savaş çıkarıyordu değil mi- paranın üstünde milli semboller olduğunu, böyle katlanıp kırıştırılamayacağını, bunun bir hakaret olduğunu vs. söyleyip ortalığı ayağa kaldırmıştı. Bunun üzerine YG paranın sahte olduğu açıklamasını yaptı ortalığı sakinleştirmek için. Hiç açıklama yapmamalıydı bana kalırsa. Milliyetçiliğin böylesi, gerçekten ilginç. 🙂

Bir ufaklık ortaya çıkar, sahneyi sallar
Hoşlanmazlar ondan, ama onu görmekten de kaçamazlar
Benden uzaklaşmak için gözlerini çevirir, fakat nereye giderse gitsin müziği oradadır.
Fotoğraflarım her yerde, ama o çocuk delice davrandığında bile,
Asla albümleri yetmez herkese satmaya.

GD’nin minicik bir çocukken bu sektöre girdiğini ve Taeyang ile YG’de trainee olduğunu biliyoruz, dolayısıyla daha çocukken başladı şarkı söyleyip kliplerde yer almaya. Küçük yaşında böylesine yetenekli ve başarılı olmasının pek çok kişinin hoşuna gitmediğini ama ondan da kaçamadıklarını söylerken aklıma yine benzer bir konudan bahsettiği bu  enfes şarkı geliyor.

Big Bang albümlerinin de anında tükendiği ve GD’nin çılgın olduğu söylense bile satışlarının sürekli arttığı da bir gerçek.

Bu bölüm için farklı bir İngilizce kaynakta alternatif bir çeviri var, griler de 3. kaynaktaki farklılıklar.

Bir ufaklık var, sahnede uçuyor. Hoşlanmıyorum ondan, gözlerimi yoruyor.
Fakat başımı nereye çevirirsem çevireyim müziği her yerde.
(veya,
Diğerleri başını benim yüzümden öteye çevirmek istediklerinde bile
yüzleri hep aynı yerde: çünkü benim yüzüm her yerde.)
İstersen deli de bana, fakat her kopyam (basılan her albümüm) satıldı. Bir tane bile kalmadı, istesen de satamam sana!
Benim yüzümden deliriyor musun yoksa?
Bir de benim yüzümden yaşayamadığını mı söyler?

Hemen hemen aynı şeyi anlatıyor yani.

Bu arada, o uzun şapkayı çok beğendim! Haha.

Peki neden biricik ejderhamız yumruk yiyor?

Boks sahnesi GD’nin antilerini temsil ediyor. Kimin vurduğu belli değil gördüğünüz gibi. GD’nin her hamlesinde ona bir yumruk daha atmak için can atıyorlar, ne yaptığına bakmaksızın.

O kısımda “Bu hiç adil değil, ne yapabilirim ben?” diyerek kinaye değil de yaptığı işlere bakılmaksızın antilerin yersiz eleştirilerinin adil olmadığını söylediği gibi bir önerme var ama doğru mu bilemeyeceğim.

La la la, “küfretmeyin bana! Ah lütfen, sevgi dolu gözlerle bakın bana.”
La la la, “lütfen kabul edin beni, lütfen sevin beni, tatlı görün beni!”

İşte geldik can alıcı kısma! Şimdi burayı dikkatle izlemenizi istiyorum.

Kore’de renkli gözlüklerle bakmak sanırım bizdeki at gözlükleriyle bakmak gibi, bir Koreli çevirmenin notundan öğrendim bunu. Ama tam olarak at gözlüğü değil.

Renkli camlı gözlükleri kinciler, GD’den nefret edenler takıyor. Ön yargıyla ve basmakalıp düşüncelerle, sırf nefret etmek için bakmak manasına geliyor. Kinciler bu gözlükleri taktığında GD’yi kan içen, yanında brokoli ve domatesle kalp yiyen lanet herifin teki ( 😛 ) olarak görüyorlar. Masa darmadağın, dikkat edilesi detaylar var, GD de kötü adam. Duvarlar kan içinde. Yoksa bir vampir mi? 😛 Derken… ta da!! Gözlükler çıktı.  Ve karşınızda, uslu, beyefendi çocuk!

Çok hoş bir masa, özenle taranmış saçlar, beyefendi bir oturuş, sakin sakin bifteğini yiyor.

Bakış açısı. Sen ne kadar iyi olursan ol, kinciler daima nefret edecek ve yumruk atmaya bahane arayacak.
Antilere ve kincilere “ön yargılarını bırak ve beni olduğum gibi izle.” diyor yani.

Umursamaz görünse de hassas bir sanatçı olduğunu göstermiş bence GD bu şarkıyla.

Bir yabancının yorumunu okudum. Biftek ve domatesin imge olduğunu söylüyordu. Aslında bu sahne dahice, bizim kültürümüzle uyuşmadığı için detayları fark edemiyoruz. GD’nin bir biftek gibi sert ve kesmesi zor gibi -kinciler ve antiler tarafından aşağılanmayı umursamıyor gibi- görünmesine rağmen aslında bir domates kadar hassas ve yumuşak kalpli olduğunu ifade ettiğini söylüyordu bu kız.

Başka bir yabancı ise yorumunda  GD’nin daima G-Dragon olarak görülmekten yakındığını söylüyordu. Kwon Ji Yong’un kim olduğunu umursayan yok, fanlara göre o ya bir yıldız, ya bir seks makinesi ya da bir robot olarak görüyor. Kimsenin duygularını umursadığı yok. Herkes onun böbürlendiğini, kibirli olduğunu asıl manayı fark etmeden söylüyor. Bu şarkıyı G-Dragon karakterinin dışarıdan ve fanlar tarafından nasıl görüldüğünü anlatmak için yazdı. Ee, durum buyken niye kendiyle gurur duymasın? O genç, yetenekli ve zengin. Peki niye? Çünkü ne istediğini biliyor, hiç dinlenmeden çalışıyor, yetenekli ve hayattan bir beklentisi var, gitmeden önce dünyada kalıcı bir iz bırakmak istiyor. Ve kesinlikle bunu yapacak. Çünkü yapabilir. Çünkü o tutkulu, çabalamaktan asla vazgeçmiyor. Çünkü çizgiyi aşabiliyor ve bir sanatçı olarak daima gelişim gösteriyor. Çünkü olmak istediği gibi olmak onu korkutmuyor insanlar onu eleştirse bile…
diyordu.

Ve bence la la la kısmıyla diğer ünlüleri taklit ediyor. Sizi gidi aegyo’cular sizi! 😛

10 sweat’in arkasına dev ejderha figürünün nasıl çizildiğine bakın:

Gelelim tenis sahnesine!!! Süper! 🙂 Hemen kliplerimizde dakika 2:48 ‘i açıyoruz.

Cam fanuslarda GD’nin 2009’da çıkardığı ilk solo albüm olan Heartbreaker’ın tanıtımlarında, kliplerinde, performanslarında giydiği kostümler var ve GD Chanel marka tenis topuyla ( 😀 ) hepsini paramparça ediyor! Niye?

Beni takip et, beni takip et, sadece, sadece beni takip et!
Beni takip et, beni takip et, sadece, sadece beni takip et!

“2009’daki GD gitti, onu bir kenara bırakın! İşte yeni tarzım, yeni müziğimle ben!”  diyor bir nevi. Beni eski hâlimle kıyaslamayın diyerek sürekli gelişim gösterdiğinin altını çiziyor. Bambaşka bir tarz bu ve ne saçını ne müziğini Heartbreaker’la kıyaslayacağız. Çünkü o daima yepyeni GD!

Bu arada, çok güzel tasarımlar hepsi de.

Derken… sürpriz! Karşımızda Taeyang! Çok sevindim karşıma çıktığında, hele o dansı çok komik, çok sevimliydi. Bu ikiliyi seviyorum! Fi tarihinden beri kader arkadaşları. 😛 Taeyang’ın saçı… ah. Yıllardır mohawk’ten bıkmadın mı dedik, dedik bak ne oldu. 😀 O kadar da kötü değil sanki, ha?

İşte müzik, işte klip! Ben çok beğendim bu çalışmayı. GD’nin saçlarını zaman zaman çok beğensem zaman zaman aşırı sarı bulsam da kısa zamanda alışacak ve seveceğim sanırım.

Teaser’dan sonra klip tam beklediğim gibi çıktı, beni şaşırtmadı ama yine de enfesti.  Ve klip & şarkı hakkında Koreli & uluslararası şarkıcılardan harika yorumlar gelmeye devam ediyor…

Zihnim dağınık ve biraz da moralim bozuk olduğu için zor ikna ettim kendimi yazmaya, zor toparladım düşüncelerimi. Eksiklerim, yanlışlarım, unuttuklarım, fazlalarım, saçma sapan cümlelerim olabilir. Af buyurun 🙂 Ve lütfen yorum bırakın, düşüncelerimizi paylaşalım. Bir sürü yabancı yorumu okudum ama hiç Türk VIP yorumu okumadım adamakıllı.

Ve bunların hepsi kişisel yorumlardır, hiçbiri YG tarafından kesin olarak belirtilmiş imgeler değildir, hatırlatayım. 🙂

Şimdi…

– Yuki sundu.

*sonradan gelen not: “Yessir/yezzir” ile “Yes, sir.” tam olarak aynı şey değil. Yessir dediği argoda -yine kendi dilinde örnek verecek olursak- oh yeah, hell yeah, fuck yes, no doubt gibi. Türkçede tam karşılığı yok, ya da benim aklıma gelmiyor. “Evet efendim” gibi çevirmememin sebebi bu.

Reklamlar

24 responses »

  1. Geri bildirim: 1 Grup, 5 Kişi, 7 Yıl – Büyük Patlamanın Arkasındaki “İnce Detaylar” | Hayalperestin Uzakdoğu Günlügü

  2. Her gün bu açıklamayı okumadan rahat edemiyorum sayende 🙂 5. Defa okuyorum. Eline , yüreğine sağlık canım… Çok güzel, çok başarılı açıklamalar yapıyorsun 🙂 🙂

  3. Vooovv.. Gerçekten süper! Hiç böyle şeylere dikkat etmemiştim şimdi düşününce anlıyorum saçma gelen şeyleri:) Tamda bu gün bir arkadaşımla bu önyargılardan ve insanların onu nasıl gördüğünden (kendini beğenmişlik,herkesi küçük görme) konuşuyorduk. O denilenlere kesinlikle inanmıyorum ama göstericek çok bi kanıt da bulamamıştım.Hemen linki arkadaşıma atıcam ^^ Bu arada teşekkürler ve emeğinize sağlıkk 🙂

  4. çevirini izlerken açıklama kısmında “detaylı çeviri ve klip açıklaması” yazısını görünce o da neymiş bi bakıyım dedim de….. vay arkadaş bu kadar detay ve açıklama!!! hakikaten hayran kaldım süpersin^_~ zaten bigbang videolarında senin çevirilerine her zaman ayrı bir gözle bakmışımdır şimdi bu açıklamayı okuyunca dedim ancak bu kadar gönül verilir bir işe:) ne denmesi gerekiyosa eminim demiştir benden öncekiler… banada sadece teşekkür etmek kalıyo ve bundan sonra bu sayfayı daha çok takip etmek;)

  5. Açıklamaları okuduktan sonra klip hakkında 180 derece fikir değiştirdim. GD’den boş sözler çıkmayacağını zaten biliyorum ama yine bu sözlerle beni kendisine hayran bıraktı. Ancak müzikal anlamda şarkı benim için hayal kırıklığı olduğu oldu.

    • Biraz türle alakalı, hip hop tercih etmeyenlerin bunu sevmeyeceğini tahmin ediyordum ama ben yumuşak melodiler sevdiğim kadar hip hop ve rap de seviyorum belirli düzeyde, çok hoşuma gitti o yüzden 🙂 Knock Out da mesela GTOP albümündeki ilk 3 parçamdan biriydi.

      • Aksine Hip hop da çok severim 🙂 Knock Out ve High High albümde en çok dinlediğim parçalardı aynı şekilde GD’nin ilk solo albümündeki A Boy da öyle ama bu şarkıyı ilk dinlerken nedense bir şey hissedemedim:P

        • Haha Barbie etkilemiştir senin bilinçaltını 😀 Şaka bir yana, olabilir, ben de Hands Up’ı falan sevmemiştim ama dinledikçe seversin bence bunu 🙂

  6. bu açıklama için çok teşekkürler şarkını türkçe altyazısını okumuştum ama hiç bu kadar derin anlamlar içerdiğini düşünmemiştim eline sağlık

  7. OMG bebeğim nekadar araştımışsın böyle maşallah tü tü tü
    Bende biraz araştırdımdı lakin bu kadar geniş kapsamlı değil hehe
    Hatta geçenlerde nimfiyle şeyi tartıştık. Şu gözlük sahnesi için nimfi bebeğim gd’nin 2 hali demişti bense o halleri için gözlüklü sahnenin anticilerin görüşü olduğunu idda etmiştim. Yazınıda okuyunca benim savımın doğru olduğunu anladım hehe
    Bayılarak okuduğum bir yazı oldu tatlım ellerine sağlık =)

    • Hii, yazalı 5-6 gün olmuş yeni mi okudun 🙂 Yetkili mercilere şikâyet ediciğim seni, anladın sen 😀

      Aslında ben de ilk baştan nimfi gibi düşünmüştüm ama Korelilerden bunun bir deyim olduğunu öğrenince aydınlandım. Eh, kendi deyimlerimiz bitti onlarınkini bilmek kaldı sanki 😀 Normaldir yani öbür türlü düşünmek.

      Teşekkür ederiiiiim :))
      Para çiçeğinin açması dileğiyle, haha 😀

  8. Öncelikle hem yorumlarını hem de çevirini çok beğendim. Çevirin için teşekkür ederim. Normalde önce Koreceden İngilizceye sonra İngilizceden Türkçeye çevirilirken şarkılar anlamlarını çevirene göre az ya da çok olmak kaydıyla kaybediyorlar. Ama senin hiçbir Big bang şarkı çevirinde bunu hissetmedim. Bunun için de ayrı olarak teşekkür etmek isterim.

    Ne yalan söyleyeyim bu şarkıyı deliler gibi bekledim. GD’nin her albümünde antilerine şarkı adaması adet oldu artık. Heartbreaker’da Gossip Man vardı bunda da One of A Kind oldu:) Malum esrar skandalından sonra adama demediklerini bırakmadılar. Hala da GD ile ilgili her haberin altına G-Drugging (ki en hafifi bu ağırını varın siz düşünün) yorumları vardır. Bu da GD’nin beklenen cevabı oldu ve tüm VIP’leri mutlu etti.

    Şarkıda sizin “şarkılarımla herkesi ağlatırım ben” olarak çevirdiğiniz kısmın da aslen iki anlamı varmış. İlk anlamı şarkılarıyla herkesi ağlatmak iken ikinci anlamı “benim şarkılarımla binalar dikilir” imiş. Bu şekilde bakıldığında anlamsız bir çeviri gibi dursa da VIP’lerin konu hakkındaki yorumu çok hoşuma gitti. YG’nin şu andaki binası lüks olmasıyla herkesin dikkatini çekiyor ve Koreliler bu binanın Big Bang’in sayesinde yapıldığını konuşuyordu. Bu sene YG’nin CEOsu Healing Camp programına çıktığında binayı Big bang’den gelen paralarla değil, kendi boğazından keserek yaptırdığını söyledi.(Artık ne yiyorsa 10 milyon dolarlık bina yaptırmış az biraz boğazından kesince!!! Neyse diyor geçiyorum) Bu programın yayınlanmasından sonra koreli VIP’ler baya tepki göstermişlerdi hatta bigbangupdates sitesinde de o dönemde bir tartışma yaşanmıştı konuyla ilgili. İşte burada şarkı sözlerindeki “benim şarkılarımla binalar dikilir” cümlesinin biraz da buna yanıt olduğu konuşmuştuk biz diğer VIP arkadaşlarla:)

    • Teşekkür ederim. 🙂 Çevirilerde bir eksiklik hissedilmediğini duymak beni çok mutlu etti, çünkü bazen eski çevirilerimi açtığımda kafamı duvarlara duvarlara vurasım geliyor 🙂 ‘Nasıl şunu düşünememişim, daha düzgün cümle kuramamış mıyım’larla başlayan dövünmeler takip ediyor peşini 🙂 BIGBANG’e yakışır sözler oluyorsa ne mutlu bana.

      Hepimiz deliler gibi bekledik, albümü de zırdeliler gibi beklemeye devam ediyoruz sanırım 🙂
      Her albümde antilerden bahsetmesi umursamaz görünse de öyle olmadığının bir kanıtı olmalı. Ama antiler de anti değil ki yahu! Canavar onlar, canavar. Anlamıyorum bir insan nasıl bu kadar nefret dolu olabiliyor en ufak şeylere dayanarak.
      Yo, aslında çok iyi anlıyorum sebebini ama… 🙂

      G-Drugging mi? Haha! İlk kez duydum. Çocuk devamlı kullansaymış başına neler gelecekmiş acaba 🙂 Bunları diyenler ayıla bayıla Snoop Dogg, 50 Cent, Amy Winehouse dinliyor ama. Yabancı olunca işler değişiyor demek! 🙂

      Vay be! Bak ben bilmiyordum bu olayı. YG papayı sayarım severim ama, yapmasın yahu 🙂 YG’yi YG, 2NE1’ı 2NE1 yapan şey BIGBANG. 2+2=4 ise bu da böyle, kimse bir şey diyemez. Tabii ki YG’nin eşsiz bir stratejisi, farkı ve felsefesi var ama BB’deki yetenek ve azim olmasaydı, YG’nin sahneye çıkardığı alelade bir k-pop grubu olsaydı boğazından keserek aldığı binaları görürdük 🙂 Ama o da haklı canım gururu incinmiştir, yazık 😀 Boğazımdan kestim değil de, şapkamdan kestim demiştir kesin 😀 Bu uğurda her gün aynı şapkayı taktı kim bilir belki de, hahahah 😀

      Bigbangupdates’i düzenli olarak takip ediyorum ama her yorumu okumuyorum, genelde aynı yönde oluyor zira yorumlar. Göz gezdiriyorum yalnızca. Bunu da görmemiştim dolayısıyla. Artık çoğu siteyi de takip edemiyorum gerçi, bu sene vakit konusunda büyük sıkıntılarım var ve bu büyümeye devam edecek, klipleri bile zar zor izleyebilecek hâle geleceğim sanırım 🙂 Bu tarz yazılar yazmayı sevsem de çok vakit alıyor, mesela bu 4 saat aldı en az, ki klibe altyazı gömmede hep sorun çıkıyor video formatları gibi meselelerden dolayı ve YG sürekli youtube’dan videolarımı siliyor. Dolayısıyla iki günüm iptal oluyor insanların 3 dakikada izlediği klibi ve 10 dakikada okuduğu yazıyı yazacağım derken. Ki çeviri öyle mi olsun böyle mi olsun, onu araştırayım bunun yorumuna bakayım derken… bazen çeviriyi bırakmayı bile düşünüyorum.

      Yorumun için çok teşekkür ederim. Bu yüzden yorum yazmalarını rica ediyorum okuyan herkesten. Hem klipte/şarkıda nelerin beğenilip nelerin beğenilmediğini, genel kanının ne olduğunu görmek istiyorum, hem de bilmediğim şeyleri öğrenmiş oluyorum.

      Meğer ne çok şey istiyormuşum yahu 🙂

  9. Merhaba, ben ilk kez giriyorum bloga, twitterda rastlantı eseri görmüştüm=) Teması dahil çok eğlenceli bir blogmuş, bu klibi artık daha farklı izlerim, ayrıntılara ben de hiç bu kadar dikkat etmemiştim. Analizlerini çok beğendim. GD’nin deli olduğu zaten malum, ne yapsa yeridir diyoruz ama tabi ki bu klipte de yine sevenlerini şaşırttı. Ben klipteki boks sahnesine bayıldım. Neyse kısa keseyim;yazılarının devamını diler, kilbi yeniden izlemeye giderim=)

    • Hoş geldiiiiin 🙂

      Teşekkür ederim 🙂 Fazla yazamıyorum, çünkü yazmaya oturdum mu saatlerimi alıyor ve çok da zamanım yok maalesef 🙂 Az da olsa var olan yazılarımı beğenirsin umarım, bunu da sevmene sevindim 🙂

      Değil mi değil mi, boks sahnesi çok hoştu. Ama o süslü altın renkli şeyin işlevi neydi anlayamadım 😀
      Klibi daha farklı izlerim demişsin ya, ben de çeviriyle çok uğraştığım zamanlar şarkıyı ciddi ciddi Türkçe duymaya başlıyorum, haha 🙂

      Tekrardan, bol bol, iyi izlemeler! 🙂

      • merhaba,
        tekrar yazmaya başlamana çok sevindim, lütfen tekrar uzun aralar verme olur mu… 🙂 zaten gd nin yeni albümü yolda, yorumlarını bekleyeceğim… elif..

  10. yine çok güzel, çok açıklayıcı bir yazı olmuş yuki ellerine sağlık 🙂 her yeni edindiğim bilgiyle şaşırıp kalıyorum ne diyeyim 🙂

    çevirini daha önce beğendiğimi söylemiştim ama bir kez daha söylememin bir sakıncası yok bence :)) çok ayrıntılı ve güzel bir çeviri olmuş bunun için de tekrar ellerine sağlık 🙂 sözler çok güzel, çok anlamlı ve görüyorum ki tam da GD’yi anlatıyor.. Twitter’da da söylemiştim “bu adam bu işi biliyor!”.. müziği seviyor ve hakkını vererek yapıyor.. ben ki hiphop dinlemeyen insanım ama şarkıya bayıldım 😀

    klip çok güzel olmuş bence.. hayvanlar hariç.. onları kullanmasaydı daha bir sevebilirdim neyse.. saçlarını sevdim ben.. altın sarısı saçları hoşuma gitti.. sadece goodboy hali dışında asdfghjdfg gülüyorum o haline asdfghjdfgh

    bunun dışında sen zaten çok güzel ayrıntılı anlatmışsın ve benim söyleyecek bir şeyim kalmadı doğal olarak asdfghjdfgh katılıyorum sana yuki asdfghjdfg aynısından asdfghjsdfgh

    • Teşekkür ederiiiiiim 🙂

      Goodboy hâli çok komik yahu, böyle Cicibebe kutusu, Amerikan abur cuburlarının reklam veletleri gibi duruyor hahaha 😀

      GD’nin allegorik ögeler kullanmasını, alttan alttan mesajlar göndermesini, imgelerle çok şey ifade etmesini çok seviyorum ben. Bence de, kesinlikle işini biliyor. Yani aynen şizo aynen, ahahah 😀

      Teşekkür ederim çokça tekrardan 🙂

  11. Öncelikle şunu söylemek istiyorum Yuki’ciğim harika bir yazı olmuş.Sayende klibe artık farklı bir gözle bakmaktayım :)Amma mesaj varmış klipte 🙂 Sen yazmasan inan hiçbiri gözüme çarpmazdı.GD zaten çok farklı bir sanatçı.Ondan zaten sıradan bir klip beklemek ayıp olurdu:) Ama bu kadar mesaj içerende beklemiyordum desem yalan olmaz:)Klibib sonunda Taeyang’ı görmek ayrı bir keyifti.Bu arada Korelilerin kaplana olan bakış açılarını da sayende öğrenmiş oldum.Ve bu klipte hayvan haklarına zarar verici ben birşey göremedim laf edenlere duyurulur…Ama sarı saç olayını pek sevmedim ya :/ Bir de şarkıyı sevmedim diyenlere şunu söylemek istiyorum: GD’nin bütün şarkıları insanı dinledikçe kavrıyor.Tek dinlemeyle vazgeçilmemeli bence.Şarkıya bir şans daha vermeliler.Her dinleyişte daha fazla insanın içine işleyen bir yapısı var GD ve BigBang şarkılarının.Korenin bu dahi çocuğunun klibiyle ve şarkısıyla ilgili yaptığın tüm açıklamalar için kalemine sağlık akıllı kuzu :)Benim için çok bilgilendirici ve eğlenceli bir yazıydı.Yeni yazılarında görüşmek dileğiyle sağlık ve esenliklerle kal :)))

    • Her halttan Illuminati sonucuna varanlarla feci kapışırız gibi geldi şimdi bana 😀

      GD kesinlikle bir dahi. Kore’nin en yetenekli adamı, her işinde bir basamak daha yükseliyor.
      Hip hop fazla genele hitap eden bir tarz olmadığı için önyargı var insanlarda, hep bir pop beklentisi söz konusu. Biz onlara renkli gözlüklerinizi çıkarın diyoruz, haha 😀

      Ve GD’nin şarkılarının dinledikçe güzelleştiği doğru kesinlikle. Ama bu ilk dinleyişte vuranlardan gibi geliyor bana. Çok hoş yahu 🙂
      Hayvan haklarına gelince, çok büyük bir eğitmen ekibiyle çalışıyor YG ve hayvanların hepsine çok iyi bakılıyor. Ha, kullanmasa da olurdu, açıkçası sevdiğim ve takdir ettiğim bir şey değil hayvanları eğlence için kullanmak ama hayvanat bahçelerinden, pet shoplardan çok daha masum buradaki kullanım. Konuk oyuncu bir yerde. 😛 Kaplan zaten gözlerini dünyaya vahşi doğada değil, insanların arasında açmış. YG’nin ormanda hayvan avladığı yok yani. Yine de takdir edecek bir şey değil.

      Saçlarının tonu çok sarı geldi bana, böyle cırtlak sarı yünler olur ya, onun gibi. Ama alıştım bile! Bazı yerlerde acayip havalı, öyle böyle değil 😀 Ben siyah olacak ve Lil Wayne çakması görünecek diye korkmuştum, bu yüzden çok itiraz etmiştim.

      Teşekkür ederim ablacım, zorla yorum yaptırdım adeta. Ama insanların klip ve şarkı hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyorum, Türkiye’de beğenilmedi gibi geliyor 🙂

Fikrini Belirt! :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s